fan

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈfæn/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronunciation: IPA/fæn/ ,USA pronunciation: respelling'fan': (fan); 'Fan': (fan, fän)

Inflections of 'fan' (v): (⇒ conjugate)
fans
v 3rd person singular
fanning
v pres p
fanned
v past
fanned
v past p
  • WordReference
  • Definition
  • Synonyms
  • English Collocations

WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
fan n (device: blows air) (havalandırma aracı)vantilatör i.
 He would sit directly in front of the fan to cool down.
 Serinlemek için vantilatörün karşısına otururdu.
 Sinemada sıcaktan bunalınca çantasından yelpazesini çıkardı.
fan n (waved in hand)yelpaze i.
 Spanish ladies often carry a fan in their purse.
fan n (sports enthusiast) (sporda)taraftar i.
  (müzik, vs.)hayran, tiryaki i.
 He is a fan of Real Madrid.
 Real Madrid taraftarıdır.
 Klasik müzik hayranıdır.
fan n (enthusiast)hayran i.
 She is a fan of that website.
fan [sb/sth] vtr (cool with a fan)yelpazelemek geçişli f.
  yellemek geçişli f.
 She fanned him with the newspaper.
fan [sth] vtr (flames: agitate with a fan) (ateşi)körüklemek geçişli f.
  alevlendirmek geçişli f.
 He fanned the flames with a newspaper.
fan [sth] vtr figurative (intensify, encourage) (nefreti, vb. mecazlı)körüklemek geçişli f.
  teşvik etmek geçişli f.
 The organization was accused of fanning national hatred.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
fan n (feathers, palm leaves, etc.) (tavus, vb.)yelpaze i.
 The peacock spread its fan.
fan n (foliage)yapraklar i.
 The fan of palm fronds provided welcome shade.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
fan out vi phrasal (spread)yayılmak geçişsiz f.
 Groups of searchers fanned out in all directions.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
ceiling fan n (fan attached to ceiling)tavan vantilatörü i.
 The ceiling fan whirred in the background as he wrote the letter.
fan belt n (car engine part) (otomotiv)serpantin kayışı i.
  fan kayışı, pervane kayışı i.
 Trey's fan belt broke and he was left stranded on the motorway.
football fan (UK),
soccer fan (US)
n
(person who enjoys watching soccer)futbol meraklısı i.
 My sister is a keen football fan.
football fan (US),
American football fan (UK)
n
(person who enjoys American football)Amerikan futbolu meraklısı i.
 He's a diehard football fan; if he's not at the game, he's watching it on TV.
music fan n ([sb] who enjoys listening to music)müzik hayranı i.
 He's a real music fan, and goes to all the concerts.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'fan' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: fan your face, a [football, soccer, jazz, Beatles] fan, a member of his fan club, daha fazlası...

fan' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

  • Go to Preferences page and choose from different actions for taps or mouse clicks.
"fan" için Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.
WordReference.com
WORD OF THE DAY
GET THE DAILY EMAIL!