airing

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈɛərɪŋ/US:USA pronunciation: respellingUSA pronunciation: respelling(âring)

  • WordReference
  • Definition
  • Synonyms
  • English Collocations
Bu sayfada: airing, air

WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
airing n (drying out of laundry)(çamaşır) kurutma/dışarıda kuruma i.
 Maria does the airing of the laundry out on the balcony.
airing n (venting, public expression)havalandırma i.
  (düşüncelerini, vb.) açığa vurma, ifade etme i.
 There was a loud airing of views in the debate on blood sports.
airing n (tv, radio: broadcast)(radyo, televizyon) yayın i.
 The radio show's first airing was in 1968 and it is still popular with listeners.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
air n (space above, around)hava i.
 The magician seemed to hover in the air before their eyes.
air n (atmosphere)hava, ortam i.
 The air in the bar was thick with smoke.
 Barın içindeki hava sigara dumanıyla kaplıydı.
air n (wind)esinti i.
 I felt a gust of air on my neck.
air n (ambiance)çevre, ortam i.
 His departure cast an air of sadness over their gathering.
air [sth] vtr (show, broadcast)yayınlamak geçişli f.
  yayına koymak geçişli f.
 All of the networks will air the debate.
air [sth] vtr figurative (express, vent) (mecazlı)söylemek f.
  (mecazlı)ortaya dökmek f.
 The students went to the principal to air their grievances.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
air n (melody) (müzik)melodi i.
 The violinist played a beautiful Irish air.
air n (appearance)görünüm, görünüş i.
 She has the air of a Spaniard, but is actually English.
air n (attitude, aura)tavır i.
  eda i.
  hava i.
 Phil's new suit gave him an air of confidence.
air n (air transport)hava ulaşımı i.
  hava yolu i.
 In the nineteen twenties, people began crossing the ocean by air.
air n informal, US (air conditioning)havalandırma, havalandırma sistemi, klima i.
 I'm a little hot, so I'm going to turn on the air.
 Burası biraz sıcak, onun için havalandırmayı açacağım.
air n as adj (relating to aircraft)uçakla ilgili s.
  uçak isim s.
airs npl (haughty manner)kurum i.
  (gündelik dil)caka, fiyaka i.
  hava i.
 Michael comes from a very ordinary family, despite his airs.
air vi (be broadcast)yayınlanmak geçişsiz f.
  yayına girmek geçişsiz f.
 The interview with the president is going to air this Monday.
air [sth] vtr (room, space: ventilate)havalandırmak geçişli f.
 Let's open the windows to air the room.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:

Bileşik Şekiller:
airing | air
İngilizceTürkçe
airing cupboard n (space for drying laundry) (çamaşır)kurutma dolabı i.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

airing' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

  • Go to Preferences page and choose from different actions for taps or mouse clicks.
"airing" için Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.
WordReference.com
WORD OF THE DAY
GET THE DAILY EMAIL!