WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:

Temel Çeviriler
TürkçeArapça
herFrom the English "every" s.كل
 يزورون أجدادهم كل 10 أيام.
herFrom the English "any" s.أي
 يمكن لأي مراهق أن يخبرك عن منافع الإنترنت.
herFrom the English "all" s.أيّ
 بدون أيّ شكّ، هي أفضل موظفة لدينا.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
TürkçeArapça
her,
tüm,
bütün
From the English "last"
s.,s.
آخر
her,
her bir
From the English "each"
s.
كل
 Her kedinin kendine özgü bir kişiliği var.
 كل قطة لها شخصيتها المستقلة.
her,
her bir
From the English "every"
s.
كل
 Her çocuğun okumayı öğrenmesi gerekmektedir.
 يجب أن يتعلم كل طفل القراءة.

WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:

Bileşik Şekiller:
TürkçeArapça
geleneksel,
olağan,
her zamanki,
klasik
From the English "conventional"
s.,s.,s.
متعارف عليه
 رفْع اليد هو الطريقة المتعارف عليه لاسترعاء انتباه المعلّم.
meraklı,
her şeye burnunu sokan
From the English "prying"
s.,s.
فضولي، محب للاستطلاع
günlük,
gündelik,
her günkü
From the English "quotidian"
s.,s.,s.
يومي
 المتوجبات اليومية لهذه الوظيفة مملة وتفتقر إلى الإثارة.
dahil,
hepsi dahil,
her şey dahil
From the English "all included"
s.,s.
(fiyata, vb.) (في ثمن)مشمول
geniş,
her şeyi kapsayan
From the English "all-encompassing"
s.,s.
شامل
normal,
her zamanki,
olağan
From the English "regular"
s.,s.,s.
معتاد
 مصفِّف شعر تامسين المعتاد في إجازة، فاضطرت لأخذ موعد عند مصفِّف شعر آخر.
halde,
her ne kadar,
rağmen
From the English "although"
bağ.,bağ.,bağ.
مع أن
  بالرغم من أن
 Onu her zaman gördüğüm halde hiç konuşmuyorum.
 أراها كثيرًا مع أنني لا أكلمها أبدًا.
distopya,
her şeyin kötü olduğu toplum
From the English "dystopia"
i.,i.
مجتمع بائس
gündelik,
günlük,
her günkü
From the English "day to day"
s.,s.,s.
يوميّ
alışılmış,
her zamanki,
öngörülebilir,
kestirilebilir
From the English "conditioned"
s.,s.,s.,s.
معتاد
nasıl,
her nasıl
From the English "however"
z.,z.
مهما
 يبدو أنيقًا دائمًا مهما ارتدى.
karşın,
yine de,
her şeye rağmen,
her şeye karşın
From the English "after all"
edat,z.
رغم كل شيء
gündelik,
her zamanki,
olağan
From the English "ordinary"
s.,s.,s.
عاديّ، معتاد، معهود
 لا داعي أن ترتدي ملابس أنيقة. ارتدِ فقط ثيابك المعتادة.
bile,
her ne kadar
From the English "notwithstanding"
edat
مع أن، رغم أن
 مع أن توم كان يعرف أن شهادة في الفنون الحرة لن توفّر له وظيفة براتب مرتفع على الأرجح، فقد اعتبر أن اختيار اختصاص يحبّه هو أهم من المال.
hepsi,
her biri
From the English "all"
s.,s.
كل، جميع، كافة
 كل هذه الكتب يجب أن تباع.
genelinde,
her yerinde
From the English "across"
z.,z.
في، في أرجاء
 الأغنية مشهورة في أرجاء أوروبا. // هذه الطفرة الجينية موجودة في عدة مجتمعات سكانية.
çınlamak,
her tarafta yankılanmak
From the English "sound out"
f.,f.
يعلّي الصوت
sıradan,
her zamanki,
alelade
From the English "stock"
s.,s.,s.
عادي، مألوف
her iki (haftada,
vb.) bir
From the English "every other"
z.
كل (مع المثنى)، كل ثاني...
her günkü,
alışılmış,
sıradan,
olağan
From the English "everyday"
s.
يوميّ، كلّ يوم
 Bu yol üzerinde meydana gelen otomobil kazaları artık alışılmış olaylardandır.
 تشهد هذه الطريق حوادث سير كلّ يوم.
olağan,
her zamanki,
normal
From the English "usual"
s.
معتاد، معهود
 سلكت أورسولا طريقها المعتاد إلى العمل.
becerikli,
her işin altından kalkan
From the English "resourceful"
s.
واسع الحيلة
 أثبت الطلّاب أنهم واسعو الحيلة مع انقطاع الكهرباء.
her durumda doğru olan,
evrensel,
her yanı kaplayan
From the English "universal"
s.,s.
شامل، عام
olağan,
alışılmış,
her zamanki,
normal
From the English "commonplace"
s.
عادي، شائع، مألوف
her yerde var olan,
her yerde mevcut olan
From the English "omnipresent"
s.
كليّ الوجود، موجود في كل مكان
her şeyi bilen/gören,
alim
From the English "omniscient"
s.
كليّ العِلم، عالِم بكل شيء
  كليّ المعرفة، عارف كل شيء
her iki cinse de istek duyan,
biseksüel
From the English "bisexual"
s.
مشتهي الجنسين
üniseks,
her iki cinse uygun
From the English "androgynous"
s.
خُنثويّ، لا ذكر ولا أنثى
her şeye inanan,
saf,
enayi
From the English "credulous"
s.,s.,s.
ساذج، سريع التصديق
her şeye karışan,
her şeye burnunu sokan,
işgüzar
From the English "officious"
s.,s.
متدخِّل
her yere yayılan,
sinen
From the English "pervasive"
s.,s.
(koku)منتشر، نافذ
 كانت رائحة الطعام المقليّ منتشرة في أرجاء البيت.
her türden,
her çeşitten
From the English "of all sorts"
من كل نوع
her türden,
her çeşitten
From the English "of all types"
من مختلف الأنواع
sürüsüne bereket,
çok yaygın,
her yerde
From the English "a dime a dozen"
s.,s.,z.
(gayri resmi)كثير، متوفر بكثرة
eskisinden daha da iyi,
her zamankinden daha iyi
From the English "better than ever"
s.,s.
أحسن مما كان
 بالأمس كنت حزينة ولكنني الآن أفضل مما كنت عليه.
hep,
her zaman
From the English "always"
z.
دائمًا، دومًا
 Doğumgünü partisine katılanlara her zaman teşekkür mektubu gönderir.
 تقوم دائمًا بإرسال بطاقات الشكر بعد عيد ميلادها.
her yerde,
her yer,
her tarafta,
her taraf
From the English "everywhere"
z.
في كل مكان
 Her tarafta sivrisinek vardı. Kaçıp saklanacak hiçbir yer yoktu.
 البعوض في كل مكان. لا مكان نختبئ فيه منه.
sonsuza dek,
daima,
her zaman,
ebediyen
From the English "forever"
z.
إلى الأبد، على الدوام
 Seni sonsuza dek seveceğim.
 سأحبّك إلى الأبد.
nereye olursa,
her yere
From the English "anywhere"
z.,z.
أيّ مكان
  أينما
 أذهب إلى أيّ مكان معك يا عزيزي.
 اجلس أينما تريد.
(her) ne zaman ...ise,
-diğinde,
-diği zaman
From the English "whenever"
bağ.
في أي وقت
 Benim için sorun değil, ne zaman isterse (or: istediği zaman) beni arayabilir.
 لا مانع عندي من اتصاله بي في أي وقت.
her halde,
her halukârda,
ne olursa olsun,
zaten
From the English "anyhow"
z.,edat
بكل الأحوال، بأية حال
 سيهزمهم فريقنا بكل الأحوال.
her ne zaman,
ne zaman olursa
From the English "anytime"
z.
كلما
 كلما ذهب سام إلى المنتزه، رأى هناك حيّة أو حيّتين.
her zaman,
hep,
değişmeden,
değişmeyerek,
ister istemez,
kaçınılmaz surette
From the English "invariably"
z.,z.,z.
دومًا، بشكل دائم، باستمرار
her geceFrom the English "nightly" z.ليليًّا، كل ليلة
evrensel olarak,
her yerde,
herkeste
From the English "universally"
z.,z.,z.
في كل أنحاء العالم
her birine,
adam başına
From the English "apiece"
z.,z.
لكل فرد، لكل واحد
 Yaşlı adam, arabasını yıkayan ikizlerin her birine bir pound verdi.
bir şekilde,
nasıl olsa,
nasılsa,
iyi kötü,
her nasılsa
From the English "someway"
z.,z.,z.,z.
بطريقة ما
her yerdeFrom the English "all around" z.في كل مكان
sonuçta,
neticede,
bütün olarak bakıldığında,
her şey hesaba katıldığında
From the English "all in all"
z.,z.,z.
على العموم، بالإجمال
her yere,
her tarafa
From the English "all over"
z.
في كل مكان
 بحثت في كل مكان ولم أعثر على مفاتيحي.
her anFrom the English "any day" z.في أي وقت
her anFrom the English "any minute" z.في أية لحظة
her anFrom the English "any moment" z.في أية لحظة، في أية دقيقة
her zamanki gibi,
her zaman olduğu gibi,
alışıldığı gibi
From the English "as usual"
كالمعتاد، كعادته
her biri içinFrom the English "for each" z.لكلّ، عن كلّ
her ne olursa olsunFrom the English "if at all" z.هذا إن...
her bakımdan,
her konuda,
her hususta
From the English "in all respects"
z.,z.
من كافة الجوانب
her halde,
her halükârda,
zaten,
nasılsa
From the English "in any case"
z.,z.
بكل الأحوال
  على الأكثر
her halde,
her halükârda,
her durumda
From the English "in any event"
z.,z.
في كل الأحوال
her iki durumda da,
her iki halde de
From the English "in either case"
z.
في أي من الحالتين
her bakımdan,
her yönden,
her açıdan,
her konuda
From the English "in every respect"
z.,z.,z.,z.
في كل المجالات
şimdi ve sonsuza dek,
her zaman
From the English "now and forever"
z.
إلى الأبد
her beraber,
hep birlikte,
koro halinde,
hep bir ağızdan
From the English "all together"
z.,z.,z.
الجميع بصوت واحد
her zaman,
daima
From the English "at all times"
z.,z.
دومًا، على الدوام
her neyse,
neyse ki,
her halükarda
From the English "at any rate"
z.,z.,z.
على أية حال
ne zaman olursa,
her zaman
From the English "at any time"
z.,z.
في أي وقت
ne olursa olsun,
her şeye karşın
From the English "come what may"
z.,z.
مهما يحصل
her gün,
her Allahın günü
From the English "day in, day out"
z.,z.
يومًا بعد يوم
nedense,
her nedense,
nedendir bilinmez
From the English "for some reason"
z.,z.
لسبب ما
her tarafta,
her yerde,
her yeri
From the English "high and low"
z.,z.,z.
في كل مكان
her zamankinden daha çok,
her zamankinden daha fazla
From the English "more than ever"
z.,z.
يزيد من شيء
 قصص المغامرات التي ترويها تزيد من رغبتي في السفر. زاد إعجابي به بعد قضاء نهاية الأسبوع برفقته.
her zaman,
ne zaman olursa,
ne zaman istersen
From the English "any time"
z.,z.,z.
في أي وقت
her zamanki gibiFrom the English "as always" z.كما هو الحال دومًا، كالعادة
her zaman olduğu gibi,
her zamanki gibi
From the English "as ever"
z.
كما هو الحال دومًا، كالعادة
her gün,
günlük olarak
From the English "on a daily basis"
z.,z.
يوميًّا، بشكل يوميّ
günlük olarak,
günlük,
her gün
From the English "day to day"
z.,z.
مياومة، على أساس يومي
her halükarda,
öyle ya da böyle
From the English "either way"
z.,z.
في كلتا الحالتين
her günFrom the English "every day" z.يوميًّا، كل يوم
her sabahFrom the English "every morning" z.كل صباح
her geceFrom the English "every night" z.في كل ليلة
her haftaFrom the English "every week" z.كل أسبوع، أسبوعيًّا
her yıl,
her sene
From the English "every year"
z.
كل عام، كل سنة، سنويًّا
her akşam,
akşamları
From the English "in the evening"
z.
في المساء
her şeyden çokFrom the English "more than anything" z.فوق كل شيء، قبل كل شيء
bütün bunlar bir yana,
ne olursa olsun,
her şeye rağmen
From the English "all of this aside"
z.,z.,z.
بغض النظر عن كل هذا، بغض النظر عن هذا كله
  رغم كل هذا، رغم هذا كله
neredeyse her zaman,
neredeyse hep,
hemen hemen her zaman
From the English "almost always"
z.,z.,z.
بشكل شبه دائم
her seferinde,
her defasında
From the English "each time"
z.
كل مرة
 كان الناس يغطون آذانهم في كل مرة كانت تغني.
her öğlenFrom the English "in the afternoon" z.بعد ظهر كل يوم، عصرَ كل يوم
her sabah,
sabahları
From the English "in the morning"
z.,z.
في الصباح، كل صباح
her şey düşünüldüğünde,
her şey göz önüne alındığında
From the English "on balance"
z.,z.
بعد أخذ كل شيء في الاعتبار
her seferinde,
her defasında
From the English "every time"
z.
في كل مرة
 شاهدتُ ذلك الفيلم سبع مرات ولا تزال خاتمته تبكيني في كل مرة.
tüm dünyada,
dünyanın her yerinde
From the English "all over the world"
z.
في جميع أنحاء العالم
her zaman,
devamlı,
sürekli,
durmadan,
mütemadiyen,
hababam,
habire,
ikide bir
From the English "all the time"
z.,z.,z.
دومًا، على الدوام
kim olursa olsun,
her kim olursa olsun
From the English "no matter who"
z.
كل مَن، أيًّا يكن
  • Go to Preferences page and choose from different actions for taps or mouse clicks.
"her" için Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | Portekizce | İtalyanca | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Polonyaca | Romence | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | İngilizce

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.
WordReference.com
WORD OF THE DAY
GET THE DAILY EMAIL!