grass

UK:*UK and possibly other pronunciationsUK and possibly other pronunciations/ˈgrɑːs/US:USA pronunciation: IPA and respellingUSA pronunciation: IPA/græs/ ,USA pronunciation: respelling(gras, gräs)

  • WordReference
  • Definition
  • Synonyms
  • English Collocations

WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
grass n (green herb)çim, çimen i.
 I think they use different types of grass on a golf course.
 Bence golf sahasında değişik çeşitte çim kullanıyorlar.
grass n uncountable (lawn)çimenlik alan i.
 The kids are out playing in the grass.
 Çocuklar çimenlik alanda oynuyor.
grass n (pasture)otlak, mera i.
  çayır i.
 The cattle are grazing on the grass.
grass n slang (marijuana) (uyuşturucu)esrar i.
 I've got some grass and I'm going to get high tonight smoking it.
grass n UK, slang (informant)gammaz, ispiyoncu i.
  ihbarcı i.
  muhbir i.
 A grass helped the police break the case.
grass n (botany: plant family) (botanik)ot i.
 Cereal plants and bamboo are grasses.
grass [sth] vtr (cover [sth] with grass)çimle kaplamak geçişli f.
  çimenle kaplamak geçişli f.
 If you want bees to visit your garden, you should grass the whole area.
grass [sth] vtr (animal raising: feed [sth] with grass) (hayvan)otla beslemek geçişli f.
  otlatmak geçişli f.
 The cowherd grasses his cattle on this prairie.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
grass [sth] vtr (fishing: catch [sth](balık)tutmak geçişli f.
  yakalamak geçişli f.
 The angler grassed a trout weighing 10 kilos.
grass [sb] vtr (rugby: knock [sb] down) (ragbi oyunu)devirmek f.
  yere sermek f.
 One of the opposing team grassed him before he could score.
grass [sth] vtr (bird hunting: shoot [sth] down) (kuş)vurmak f.
 The hunter grassed two pheasants.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
grass on [sb] vtr phrasal insep UK, slang (inform on) (polise, vb.)ihbar etmek geçişli f.
  ispiyonlamak geçişli f.
 His sister-in-law grassed on him and he was arrested.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
bent,
bent grass
n
(grass)çimenlik i.
 The bent in this lawn requires minimal care.
bent,
bent of grass
n
(grass: one stalk)çimen i.
 The bird fluttered away with a bent of grass in its beak.
blade n (part of leaf)ince uzun yaprak, çim i.
 My cousin uses grass to make music by blowing on the blade while holding it taut.
the grass roots,
the grassroots
n
figurative (origin, foundation)kaynak i.
  kök i.
  temel i.
grass roots,
grassroots
n
figurative (ordinary people)halk i.
lemon grass,
lemongrass
n
(plant with citrus scent)limon otu i.
 Lemon grass is frequently used in oriental cooking.
snake in the grass n figurative ([sb] deceitful, traitor)sinsi/gizli düşman i.
  arkadan vuran kimse, yüze gülüp arkadan kuyu kazan kimse i.
 Herbert's just a snake in the grass: he's having dinner with our rivals now!
timothy,
timothy grass
n
(grass: Phleum pratense)çayırotu i.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
'grass' bu girdilerde da bulundu:
İngilizce tanımda:
Eşdizimler: slang, UK: grassed on [him, the suspect, his friend], [green, brown, tall, long] grass, a grass [hut, skirt], daha fazlası...

grass' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

  • Go to Preferences page and choose from different actions for taps or mouse clicks.
"grass" için Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.
WordReference.com
WORD OF THE DAY
GET THE DAILY EMAIL!