WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:

Temel Çeviriler
Türkçeİngilizce
araştırma investigation
  research
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:

Sözlüğün diğer tarafından eşleşen girdiler
Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
exploratory,
explorative
adj
(investigative)arama, araştırma s.
  inceleme s.
  keşif türünden, keşifçi s.
 The researchers will conduct an exploratory study on the effects of the chemical.
research n uncountable (investigation)araştırma, inceleme, tetkik, etüt i.
 The scientist is conducting research.
 Bilim adamı, araştırmayı yürütüyor.
survey n (of opinions)anket, araştırma i.
 This survey was conducted by phone and asked people's political opinions.
 Telefonla yapılan ankette kişilere siyasi görüşleri soruldu.
investigation n (research, study)araştırma, inceleme, tetkik i.
 Our investigations into the disease show that it is genetic.
trial n (experimental attempt)araştırma i.
  çalışma i.
 They tested the device in a controlled trial.
quest n (long search)arayış, arama, araştırma i.
 When he met David, James felt that at last his quest for happiness was at an end.
exploration n (investigation, research)araştırma, inceleme, tetkik i.
 The documentary is an exploration into the everyday lives of people in remote parts of the world.
tracer n US (inquiry to find missing goods)tahkikat i.
  araştırma i.
 The courier service put out a tracer for the missing package.
study n (investigation)araştırma i.
 Dr. Morton will aid the scientists in their study.
probe n (exploration, poking)araştırma, keşif, arama i.
  sondaj i.
  inceleme i.
 A probe of the hole with a stick suggested there was nothing inside.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
survey n (act of examining a house)etüt i.
  araştırma i.
  teftiş, inceleme i.
  tetkik i.
 The survey of the house by the inspector lasted for two hours.
scrounge n informal (search)arama, araştırma i.
 After quick scrounge in the refrigerator, I had the ingredients for a tasty soup.
screening n (economics: researching asset)araştırma i.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
a closer look n (more thorough examination)detaylı inceleme, ayrıntılı inceleme i.
  detaylı araştırma, ayrıntılı araştırma i.
 The scientist placed the specimen under her microscope for a closer look.
a closer look at sth n (more thorough examination)detaylı araştırma, ayrıntılı araştırma i.
  ayrıntılı inceleme, detaylı inceleme i.
 This documentary gives a closer look at the lives of a rainforest people.
FBI n US, initialism (Federal Bureau of Investigation)Federal Araştırma Bürosu i.
 Warren works for the FBI and isn't allowed to discuss his work.
ferret around vi + adv informal (search)arayıp taramak f.
  araştırma yapmak f.
 Jim ferreted around in the records.
ferret around for sth v expr informal (search)araştırmak geçişli f.
  araştırma yapmak f.
 The lawyer ferreted around for any evidence that the police might have missed.
fingertip search n UK, figurative (meticulous search)derin araştırma i.
  kapsamlı arama i.
 A fingertip search took place at the scene of the crime.
investigate sb vtr (inquire into sb's background)geçmişini araştırmak geçişli f.
  araştırma yapmak f.
 The police investigated the suspect and found he had one previous conviction.
lab n abbreviation (research laboratory)araştırma laboratuvarı i.
 The scientist spent all night working in the lab.
laboratory n (scientific research facility)laboratuvar, bilimsel araştırma laboratuvarı i.
 The laboratory was set up for genetics experiments.
prospecting n (mining, digging)maden arama, maden araştırma i.
 The early settlers became rich by prospecting for gold.
read up vi phrasal (study, research) (bir konuda)araştırma yapmak f.
  okuyup öğrenmek f.
 We will read up on the history of Holland before visiting Amsterdam.
read up on sth/sb vi phrasal + prep (research) (birisi/bir şey hakkında)araştırma yapmak f.
  -i araştırmak f.
 I like to read up on a subject before expressing an opinion.
recon (US),
recce (UK)
vi
informal, abbreviation (reconnoiter)keşfe çıkmak geçişsiz f.
  inceleme yapmak geçişsiz f.
  araştırma yapmak geçişsiz f.
 The plane was sent out to recon before nightfall.
research vi (carry out research)araştırma yürütmek, araştırma yapmak f.
 He has to research before he can write the essay.
research paper n (written study)araştırma makalesi i.
science lab n abbr (laboratory for scientific research) (okul)fen laboratuvarı i.
  bilimsel araştırma laboratuvarı i.
 The students are carrying out an experiment in the science lab.
search vi (look for sth)araştırma yapmak f.
  aramak, araştırmak f.
 The detectives searched for days, but they could not find any evidence.
survey n UK (surveying department)araştırma bölümü, inceleme bölümü i.
  etüt birimi i.
 We need to hand this matter over to survey now.
trawl n figurative (search) (mecazlı)arama, tarama/araştırma i.
 Unfortunately, the trawl of the apartment did not yield any evidence.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

araştırma' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

  • Go to Preferences page and choose from different actions for taps or mouse clicks.
"araştırma" için Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | Portekizce | İtalyanca | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Polonyaca | Romence | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.
WordReference.com
WORD OF THE DAY
GET THE DAILY EMAIL!