WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:

Temel Çeviriler
Türkçeİngilizce
aniden suddenly
  instantly
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:

Sözlüğün diğer tarafından eşleşen girdiler
Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
suddenly adv (without warning)aniden, birden, ansızın, birdenbire z.
 Suddenly, the roof started falling.
 Çatı aniden çökmeye başladı.
sharply adv (quickly)aniden z.
  hızla, süratle z.
 The mother caught the child's arm and pulled him sharply out of the road.
abruptly adv (suddenly)aniden, birdenbire, ansızın z.
 The meeting ended abruptly when the fire alarm went off.
instantaneously adv (in an instant)aniden, bir anda z.
 The image of the explosion was transmitted instantaneously all over the world.
all at once adv (suddenly)birden, aniden, birdenbire z.
 All at once, I heard a noise in the kitchen.
all of a sudden adv (suddenly)birdenbire, birden z.
  bir anda z.
  aniden, ansızın z.
 All of a sudden, a dark cloud blotted out the sun.
briskly adv (abruptly, brusquely)ansızın, birdenbire, aniden z.
  kabaca, kaba/ters bir şekilde, terslikle z.
 "Come back later," the secretary said briskly.
cold turkey adv (abruptly, without support)bir anda, birden z.
  aniden z.
 He quit smoking, and he did it cold turkey.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
short adv (suddenly)aniden, birdenbire z.
 The sight of the accident made us stop short.
sharp adv (abruptly)aniden, birdenbire z.
 He turned the car sharp right.
flash adv (done quickly)bir anda z.
  aniden z.
  (gayri resmi)bir çırpıda z.
 Flash frozen vegetables still have most of their nutrients.
bang adv informal (suddenly)aniden z.
  birdenbire z.
  ansızın z.
 George's car hit a patch of ice, and he went bang into the ditch.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
brainstorm n (sudden idea)aniden gelen düşünce/parlak fikir i.
 Thomas had a brainstorm and decided to start his own business.
break into sth vtr phrasal insep figurative (smile, song, run: start suddenly)girmek f.
  aniden başlamak f.
 I was surprised when the old lady suddenly broke into song.
burst out from sth vi phrasal + prep (spring out)aniden çıkmak geçişsiz f.
  aniden fırlamak geçişsiz f.
 He burst out from behind the wall, surprising everyone leaning against it.
burst out vi phrasal figurative (occur suddenly)aniden belirmek geçişsiz f.
  birdenbire ortaya çıkıvermek geçişsiz f.
 Spring is bursting out all over the place!
carve sb up,
cut sb up
vtr phrasal sep
UK, figurative, slang (swerve in front of another vehicle) (başka bir aracın)aniden önüne çıkmak f.
crop up vi phrasal informal (appear suddenly)aniden belirmek/ortaya çıkmak f.
Not: often used in the continuous after "keep", "start"
 Problems started cropping up when we installed the new software.
drop dead vi + adj (die suddenly)aniden ölmek, düşüp ölmek f.
 He dropped dead of a heart attack.
gust vi (wind)(rüzgâr) aniden şiddetle esmek geçişsiz f.
 Josh went inside when the wind started gusting too hard.
hike sth up vtr phrasal sep (prices, interest rates)aniden yükseltmek geçişli f.
 The banks hiked the interest rates up.
jerk sth vtr (pull quickly)aniden çekmek geçişli f.
 Sean jerked the paper out of the printer.
jerk vi (move suddenly)aniden hareket etmek geçişsiz f.
  aniden çekmek f.
 The horse jerked out of the way as a snake crawled out of the bushes.
jump vi (move suddenly) (iskemleden, vb.)aniden kalkmak geçişsiz f.
  fırlayıp kalkmak geçişsiz f.
  sıçramak geçişsiz f.
 He jumped from his chair after he realized that he couldn't see the baby.
jump vi figurative (rise suddenly)fırlamak, aniden yükselmek geçişsiz f.
 The stock jumped after the good news about the economy.
 Ekonomideki iyi haberlerden sonra borsa fırladı.
jump vi figurative (prices: increase) (fiyatlar)aniden yükselmek geçişsiz f.
  (gayri resmi)fırlamak geçişli f.
 The gas prices jumped.
lash out vi phrasal figurative (attack verbally)aniden çıkışmak f.
  azarlamak, paylamak f.
 Ian has a tendency to lash out if he thinks that he is being personally criticized.
lash out at sb vi phrasal + prep figurative (attack verbally)aniden çıkışmak f.
 Adam's always lashing out at everyone.
lurch vi (move abruptly)birden/aniden hareket etmek geçişsiz f.
 The tree lurched back and forth in the strong wind.
outbreak n (violence: sudden occurrence)aniden ortaya çıkma i.
  baş gösterme i.
  patlak verme i.
 There was a sudden outbreak of violence at Saturday's protest march.
plummet vi (fall rapidly)hızla/aniden düşmek geçişsiz f.
 The airplane plummeted to earth.
pop up vi phrasal informal (spring up suddenly)aniden belirmek f.
  aniden ortaya çıkmak f.
  mantar gibi bitmek f.
 Lots of second-hand shops have suddenly started to pop up in my town.
pounce vi (leap, spring)atılmak f.
  üzerine çullanmak f.
  aniden saldırmak f.
 The lion crept up on the oblivious zebra and pounced.
rocket vi figurative, informal (prices, stocks: go up rapidly)aniden artmak/yükselmek geçişsiz f.
 Food prices have rocketed in recent years.
rush n (sudden appearance)aniden belirme i.
 The spring flowers have appeared with a rush this year.
seize vi (motor: stop abruptly) (motor)tutukluk yapmak geçişsiz f.
  aniden durmak geçişsiz f.
 The motor seized and the car would not start again.
shatter sth vtr figurative (interrupt: silence, calm) (mecazlı)sessizliği aniden bozmak geçişli f.
 The sound of a car horn shattered the silence.
slew,
slue
vi
(turn abruptly, skid)aniden dönmek geçişsiz f.
 The car slewed around the corner.
slew sth,
slue sth
vtr
(turn abruptly, swerve)aniden döndürmek geçişli f.
 The driver slewed the car around the corner.
slump vi figurative (price, value: decrease) (mecazlı)(fiyat, vb.) aniden düşmek geçişsiz f.
 Share prices in the company slumped when they announced a fall in profits.
spike vi (peak: numbers, graph)aniden artmak/yükselmek geçişsiz f.
 Electricity usage spiked just after the match, when the majority of those watching went and put the kettle on.
spring vi (be released)(aniden) çıkmak, fırlamak f.
 A clown will spring out of the box.
 Kutunun içinden aniden bir palyaço fırlayacak.
spurt,
spirt
vi
(suddenly increase)aniden artmak/yükselmek/çıkmak geçişsiz f.
 The athelete spurted forward to take the lead.
surge vi (sea: move forcefully) (deniz)aniden yükselmek geçişsiz f.
  kabarmak geçişsiz f.
  çalkalanmak geçişsiz f.
 The waves surged towards the beach.
surprise sb vtr (attack unexpectedly)baskın yapmak f.
  aniden saldırmak f.
 The enemy surprised them early in the morning.
swerve vi (veer, turn to side)aniden başka bir tarafa yönelmek/dönmek/sapmak geçişsiz f.
  yön değiştirmek f.
 I swerved to avoid hitting a deer.
take off vi phrasal informal (depart suddenly)aniden çıkıp gitmek f.
 Marius took off so quickly that I didn't have a chance to say goodbye.
twitch vi (jerk suddenly)aniden silkinmek/kıpırdamak geçişsiz f.
  seğirmek geçişsiz f.
 Harry twitches every time you go near him.
twitch n (jerking movement)aniden silkinme/kıpırdama i.
  seğirme i.
 The engine came to life with jerks and twitches.
yaw vi rare (nautical: swerve, pitch)(gemi) aniden yana sapmak/dönmek/rota değiştirmek geçişsiz f.
  aniden dümen kırmak f.
 The boat began to yaw and passengers got sick.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

aniden' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

  • Go to Preferences page and choose from different actions for taps or mouse clicks.
"aniden" için Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | Portekizce | İtalyanca | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Polonyaca | Romence | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.
WordReference.com
WORD OF THE DAY
GET THE DAILY EMAIL!