Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir.
WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:
Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir.
| Temel Çeviriler |
| tehlikeFrom the English "danger" i. | | خطر |
| | Asker aşikar tehlikeye aldırmadan ön cephenin arasından koştu. |
| | تجاهل الجندي الخطر الماثل للعيان وجرى عبر الخطوط الأمامية. |
| tehlikeFrom the English "peril" i. | | خطر |
| | كانت الطريق الطويلة صعبة ومحفوفة بالمخاطر. |
tehlike, tehditFrom the English "danger" i.,i. | | خطر |
| | Geceleri yalnız yürümenin tehlikesini hiçbir zaman önemsememiştir. |
| | لطالما تجاهلت خطر المشي وحيدةً في الليل. |
tehlike, riskFrom the English "hazard" i. | | خطِر، شيء خطِر |
| | يشكل الجليد خطرًا كبيرًا على الطرق في هذه الفترة من السنة. |
risk, tehlike, rizikoFrom the English "risk" i. | | مجازفة، خطورة |
| | | خطر |
| | Kask takmadan bisiklete binmek göze almayı tercih etmediğim bir risktir (or: tehlikedir.) |
| | ركوب الدراجة بدون خوذة هي مجازفة أفضل أن أتجنبها. |
risk, tehlikeFrom the English "threat" i. | (سيئ) | احتمال |
| | | خطر |
| | Havanın kötü olması riski, o akşamı evde geçirmesine neden oldu. |
| | بسبب احتمال تردّي الطقس اضطر إلى البقاء في البيت في تلك الليلة. |
WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026: