|
|
Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir. WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026: Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir. | Temel Çeviriler |
tedbirli, düşükFrom the English "conservative" s.,s. | (tahmin) | متحفظ |
| | بحسب أحد التقديرات المتحفظة، تبلغ قيمة هذه اللوحة 100 ألف دولار. |
tedbirli, ihtiyatlı, sakınımlı, ağzı sıkı, ketum, sır saklayanFrom the English "discreet" s.,s.,s. | | حذر، كتوم |
| | | حكيم، عاقل، فطن |
tedbirli, ihtiyatlı, tutumluFrom the English "canny" s.,s. | (para konusunda) | مقتصِد |
tedbirli, ihtiyatlıFrom the English "jealous" s. | | حذر، يقظ |
| | كانت تبقي عينًا يقظة على زوجها في الحفلة. |
dikkatli, tedbirli, ihtiyatlıFrom the English "guarded" s.,s. | | حذر |
temkinli, ihtiyatlı, tedbirliFrom the English "leery" s.,s. | | مرتاب، ارتيابي |
| Ek Çeviriler |
akıllı, basiretli, tedbirli, ihtiyatlıFrom the English "politic" s.,s.,s. | (kişi) | حكيم، عاقل، داهية |
| | (فصيحة) | حَصيف |
ihtiyatlı, tedbirliFrom the English "prudent" s. | | أسلم |
| | | مستحسن |
| | من الأسلم أن نتحقق من كل شيء قبل البدء. |
temkinli, ihtiyatlı, tedbirliFrom the English "wary" s. | | مُحتَرِس، حذِر |
| | بقي الكلب الحذِر واقفًا على مسافة أمتار، ولم يقترب لأخذ الطعام إلا بعدما تأكد أن هاري هو على مسافة آمنة منه. |
dikkatli, dikkat eden, tedbirli, ihtiyatlıFrom the English "vigilant" s.,s. | | متنبّه، متيقّظ |
dikkatli, ihtiyatlı, tedbirliFrom the English "circumspect" s. | | حَذِر، مُحتَرِس |
dikkatli, temkinli, tedbirliFrom the English "deliberate" s. | | متأنٍّ |
| | رفعت ليندا الإناء الأثريّ الهشّ ووضعته في مكانه بحركات بطيئة ومتأنّية. |
düşünerek hareket eden, dikkatli, ihtiyatlı, tedbirliFrom the English "calculating" s.,s. | | فاحص |
ihtiyatlı, tedbirliFrom the English "safe" s. | (حذر) | آمن |
| | Satranç oyuncusu tedbirli bir hamle yaptı. |
| | قام لاعب الشطرنج بحركة آمنة. |
dikkatli, tedbirli, ihtiyatlıFrom the English "cautious" s. | | حذِر، محترس |
| | | متحفظ |
ihtiyatlı, tedbirliFrom the English "conservative" s. | | متحفظ، حذر |
WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:
|
|