|
|
Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir. WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026: Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir. | Temel Çeviriler |
| tedaviFrom the English "treatment" i. | | معالجة، علاج |
| | Tedavi için hastaneye gitti. |
| | دخل المستشفى للعلاج. |
tedavi, çare, şifa, dermanFrom the English "cure" i.,i. | | علاج |
| | AIDS'in henüz bir tedavisi (or: çaresi) yok. |
| | لم يكتشفوا علاجًا للإيدز بعد. |
tedavi, terapiFrom the English "therapy" i. | | مداواة، معالجة، علاج |
(ilaç, vb.) deva, derman, tedaviFrom the English "remedy" i.,i. | (لداء) | علاج |
| | الأسبرين هو علاج للصداع. // يُعتقد أن علاج الفُواق هو حبس النَّفَس والعدّ إلى عشرة. |
WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026: Bileşik Şekiller:
|
iyileşebilir/iyileştirilebilir, tedavisi mümkün, tedavi edilebilirFrom the English "curable" s.,s. | | قابل للعلاج |
şifalı, tedavi edici, iyileştirici, tıbbiFrom the English "medicinal" s.,s.,s. | | شفائي، دوائي، طبي |
iyileştirici, şifalı, tedavi ediciFrom the English "curative" s.,s.,s. | | شفائي، علاجي |
iyileşmiş, sağlığına kavuşmuş, tedavi edilmişFrom the English "cured" s.,s.,s. | | مشفيّ، الذي شُفي |
| | خرج المرضى الذين شُفوا من المستشفى. |
klinisyen, klinik tedavi uzmanıFrom the English "clinician" i.,i. | | طبيب سريريّ |
iyileştirici, tedavi edici, şifalıFrom the English "healing" s.,s.,s. | | شافٍ، علاجيّ |
| | يقال أن لهذه النبتة خصائص علاجية. |
psikoterapi, ruhsal çözümleme yöntemiyle tedaviFrom the English "psychoanalysis" i.,i. | (للعلاج النفسي) | التحليل النفسي |
tedavisiz, tedavisi olmayan/tedavi edilemez, şifasız, dermansız, çaresiz, amansızFrom the English "incurable" s.,s.,s. | | عضال، مستعصٍ |
| tedavi edilmemişFrom the English "untreated" s. | | بدون معالجة |
tedavi edici, iyileştirici, şifa verici, şifalı, sağaltıcıFrom the English "therapeutic" s.,s.,s. | | علاجيّ |
| ayakta tedavi edilen (hastaneye yatırılmayan) hastaFrom the English "outpatient" i. | | مريض خارجي |
| hastanede yatan/tedavi gören hastaFrom the English "inpatient" i. | | نزيل مستشفى، مريض داخلي |
fizik tedavi uzmanı, fizyoterapistFrom the English "physiotherapist" i. | (في بعض المناطق) | معالج فيزيائي، متخصص بالعلاج الفيزيائي |
| | (في بعض المناطق) | معالج طبيعي، متخصص بالعلاج الطبيعي |
kiropraktör, el haraketleriye omuriliği tedavi eden kişiFrom the English "chiropractor" i. | | معالج يدوي |
hastalık sonrası bakım, tamamlayıcı tedaviFrom the English "aftercare" i.,i. | (بعد علاج طبي) | الرعاية اللاحقة |
fizik tedavi uzmanı, fizyoterapistFrom the English "physical therapist" i.,i. | | معالج طبيعي، معالج فيزيائي |
ilaç vermek, ilaçla tedavi etmekFrom the English "medicate" f.,f. | | يعالج شخصًا/شيئًا بالأدوية |
tedavi edilebilen, iyileştirilebilenFrom the English "medical" s. | | طبي |
| | كان المريض يعاني بعض المشاكل الطبية. |
| (tıbbi tedavi) invazivFrom the English "intrusive" s. | | باضع، جراحي |
iyileştirici, tedavi edici, iyi edici, deva olan, çözüm getiren, çare olanFrom the English "remedial" s.,s. | | علاجي |
psikoterapi, psikolojik tedaviFrom the English "therapy" i. | | معالجة الإضطرابات النفسية |
| | إنه في علاج نفسي ضد الاكتئاب منذ عام 2000. |
ilk yardım, acil tedaviFrom the English "lifesaving" i.,i. | | إسعاف |
| palyatif tedaviFrom the English "palliative" i. | (لتخفيف الألم) | علاج ملطِّف |
uyuşturucu bağımlığını tedavi etmek, uyuşturucu bağımlılığından kurtulmakFrom the English "detox" f.,f. | | يتلقّى علاجًا للإدمان |
tedavi etmek, hastaya ilk müdahaleyi yapmakFrom the English "patch up" f.,f. | (yara) | يضمّد، يعالج |
| | | يلصق |
| şifalı otlar kitabı/bitkisel tedavi yöntemlerini içeren kitapFrom the English "herbal" i. | | كتاب العلاج بالأعشاب |
iyileştirmek, tedavi etmekFrom the English "cure" geçişli f. | (birisini) | يشفى شخص من شيء |
| | Hastalığın ne kadar sürede tedavi edildi? |
| | كم مرَّ من الوقت حتى شُفيت من ذلك المرض؟ |
| tedavi etmekFrom the English "treat" geçişli f. | (iyileştirmeye çalışmak) | يعالج |
| | Doktor, hastayı tedavi etti. |
| | عالج الطبيب المريض. |
tedavi etmek, iyileştirmek, iyi etmekFrom the English "cure" geçişli f.,geçişli f. | | يعالج شيئًا، يُشفى من شيء |
| | لن تُشفى من السرطان بالنظام الغذائيّ وحده. |
| ile tedavi etmekFrom the English "treat" f. | | يعالج شيئًا بشيء |
| | غالبًا ما يعالَج الصداع بالأسبيرين. |
tedavi etmek, iyileştirmekFrom the English "doctor" geçişli f.,geçişli f. | | يعالج |
| tedavi etmekFrom the English "nurse" geçişli f. | | يداري |
tedavi etmek, iyileştirmek, iyi etmekFrom the English "remedy" geçişli f. | | يعالج |
| tedavi etmekFrom the English "physic" geçişli f. | | يعالج |
|
|