Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir.
WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:
Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir.
| Temel Çeviriler |
hakikat, gerçek, gerçeklikFrom the English "actuality" i.,i. | | الواقع، الحقيقة |
| | ⓘBu cümle, İngilizce cümlenin çevirisi değildir. الواقع هو أنه لا أحد من المتقدمين مؤهل للوظيفة. |
hakikat, gerçekFrom the English "gospel" i. | (mecazlı) | مؤكد، مطلق |
| Ek Çeviriler |
hakikat, gerçekFrom the English "actuality" i. | | حقيقة، واقع |
| | سواء أعجبك الأمر أم لا، هذه هي حقيقة الوضع. |
doğru, doğruluk, hakikatFrom the English "fact" i.,i. | | حقيقة |
| | الدلفين هو من الثدييات وهذه حقيقة علمية. |
doğru, gerçek, hakikat, hakikaten, gerçektenFrom the English "truly" i.,z. | | بصدق |
| | Doğru söyleyin, hanginiz yaptı bunu? |
| | قولوا لي بصدق من فعل هذا. |
gerçek, hakikatFrom the English "truth" i. | | حقيقة |
| | O yazılanların hepsi yalan. Bir de bu yazıyı oku. Gerçeği (or: hakikati) bu yazı anlatıyor. |
| | كل هذه المقالات أكاذيب. أقرأ هذه المقالة وستجد فيها الحقيقة. |
gerçek, hakikat, realiteFrom the English "reality" i. | | واقع |
| | | حقيقة |
| | Sigaranın ölüme sebep olduğu bir gerçektir. |
| | الواقع هو أن التدخين يقتل. |
gerçek, hakikat, gerçeklik, doğrulukFrom the English "veracity" i.,i. | | صدق، حقيقة، دقة |
gerçeklik, hakikatFrom the English "practicality" i. | | جانب عمليّ |