WordReference English-Turkish Dictionary © 2026:

Temel Çeviriler
Türkçeİngilizce
kriz crisis
  attack
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2026:

Sözlüğün diğer tarafından eşleşen girdiler
Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
attack n (assault)saldırı i.
  (tıpta)atak, nöbet, kriz i.
 The attack left him with a broken nose.
 Saldırıdan kırık bir burunla kurtuldu.
 Kadın yol ortasında sara nöbeti geçirdi.
crisis n (emergency situation)kriz, bunalım, buhran i.
 June always knows what to do in a crisis.
situation n (crisis)kriz, bunalım i.
 The situation in Middle East has the whole world worried.
 Orta Doğu'da yaşanan kriz tüm dünyayı endişelendirmektedir.
convulsions npl (seizure, fit)hastalık nöbeti i.
  kriz i.
  havale i.
 Epilepsy can cause convulsions and unconsciousness.
attack n (onset: of panic, etc.)kriz, atak i.
 Whenever I see a police car, I have an attack of anxiety.
episode n (medical: instance, attack) (tıp)atak i.
  nöbet i.
  kriz i.
 The girl is having another hay fever episode.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
fit n (acute attack)kriz, atak i.
 He suffers from fits, periodically.
panic n (economic fear)buhran i.
  kriz i.
  panik i.
 Stocks were falling, leading to a panic on Wall Street.
bout n (time period)kriz i.
  devre i.
  süre i.
 Ernie's latest drinking bout caused a lot of trouble for his family.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
come to a head v expr figurative (become a crisis)son noktaya ulaşmak f.
  kriz haline gelmek f.
 Tension between the couple came to a head when Tony accused Sarah of having an affair.
crunch n informal (credit crunch: economic crisis)ekonomik kriz i.
  kredi krizi i.
  kredi sıkışması, kredi daralması i.
 The company folded due to the crunch.
Depression n (1930s economic crisis)ekonomik kriz/buhran i.
financial crisis n (period of economic difficulty)mali kriz, mali buhran, finansal kriz i.
 The current financial crisis began with the collapse of the real estate market.
hotline,
hot line,
hot-line
n
(phone service: personal problems)yardım hattı i.
  kriz hattı i.
 My neighbor answers calls on a suicide hotline.
slump n figurative (economy: low productivity) (mecazlı)(iş, piyasa, vb.) durgunluk i.
  (mecazlı)iktisadi bunalım, ekonomik kriz i.
 There was a slump in the building trade after the financial crash.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

kriz' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

  • Go to Preferences page and choose from different actions for taps or mouse clicks.
"kriz" için Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | Portekizce | İtalyanca | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Polonyaca | Romence | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.
WordReference.com
WORD OF THE DAY
GET THE DAILY EMAIL!