|
|
Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir. WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026: Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir. | Temel Çeviriler |
kriz, devre, süreFrom the English "bout" i.,i.,i. | | جلسة |
kriz, bunalım, buhranFrom the English "crisis" i. | (حالة طارئة) | أزمة |
| | تعرف جُون كيف تتدبر أمرها في الأزمات. |
kriz, bunalımFrom the English "situation" i. | (أزمة) | وضع |
| | Orta Doğu'da yaşanan kriz tüm dünyayı endişelendirmektedir. |
| | يثير الوضع في الشرق الأوسط قلق العالم أجمع. |
kriz, atakFrom the English "attack" i. | | نوبة |
| | كلما رأيت سيارة شرطة انتابتني نوبة قلق. |
| Ek Çeviriler |
kriz, atakFrom the English "fit" i. | | نوبة |
saldırı, atak, nöbet, krizFrom the English "attack" i.,i. | | اعتداء |
| | | مهاجمة |
| | | هجوم |
| | Saldırıdan kırık bir burunla kurtuldu. |
| | أصيب بكسر في الأنف إثر الاعتداء عليه. |
atak, nöbet, krizFrom the English "episode" i.,i.,i. | (tıp) | نوبة |
| | تتعرَّض الفتاة لنوبة أخرى من حمى الكلأ. |
buhran, kriz, panikFrom the English "panic" i.,i.,i. | | ذعر |
hastalık nöbeti, kriz, havaleFrom the English "convulsion" i.,i.,i. | | اختلاج |
WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:
|
|