|
|
Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir. WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026: Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir. | Temel Çeviriler |
şikayet, eleştiri, tenkitFrom the English "carp" i.,i.,i. | | شكوى، انتقاد |
suç, kınama, tenkitFrom the English "blame" i.,i.,i. | | مسؤولية |
| | | ملامة |
| | ألقيت مسؤولية حادثة الطيران على الطيّار. |
| Ek Çeviriler |
eleştiri, tenkit, yermeFrom the English "stricture" i.,i.,i. | | انتقاد قاسٍ |
eleştiri (yazısı), tenkit, kritikFrom the English "critique" i. | | مقالة نقدية |
onaylamama, tasvip etmeme, eleştiri, tenkitFrom the English "censure" i.,i. | | انتقاد |
eleştiri, tenkit, kınamaFrom the English "flak" i.,i. | (mecazlı) | نقد، لوم |
eleştiri, tenkitFrom the English "knock" i. | | انتقاد |
WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026: Bileşik Şekiller:
|
yermek, eleştirmek, tenkit etmekFrom the English "run down" f.,f.,f. | | يذمّ شخصًا، يحطّ من قدر شخص |
eleştirici, tenkit edici, kusur bulan, yericiFrom the English "critical" s.,s.,s.,s. | | انتقاديّ |
| | كان الأستاذ انتقاديًّا للعديد من الطلاب. |
eleştirmek, tenkit etmekFrom the English "strike out" f.,f. | | ينتقد شيئًا/شخصًا |
eleştirmek, kusur bulmak, tenkit etmekFrom the English "take apart" f.,f.,f. | | ينتقد شخصًا/شيئًا |
suçlamak, eleştirmek, tenkit etmek, kınamakFrom the English "censure" geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.,geçişli f. | | ينتقد شخصًا على شيء، يشجب شيئًا عند شخص |
eleştirmek, tenkit etmekFrom the English "slam" geçişli f.,geçişli f. | | يوبخ شخصًا/شيئًا على شيء |
| | وبخ المدير نورما لأنها أخطأت في الطلبية. |
eleştirmek, tenkit etmekFrom the English "fault" geçişli f.,geçişli f. | | يجد عيبًا في شيء/شخص |
yargılamak, eleştirmek, tenkit etmekFrom the English "judge" geçişli f.,geçişli f. | | يحكم على شخص/شيء |
| | Yaptığı tek bir hatadan dolayı adam hakkında hüküm veremezsin! |
| | لا يجوز لك أن تحكم عليه بسبب غلطة واحدة! |
eleştirmek, tenkit etmekFrom the English "pan" f.,f. | | ينتقد شيئًا |
eleştiren, tenkit eden, beğenmeyen, doğru bulmayan, uygun görmeyen, onaylamayan, tasvip etmeyenFrom the English "disapproving" s.,s.,s.,s. | | مستنكِر، مستهجِن، رافض |
tenkit etmeyen, eleştirel olmayanFrom the English "uncritical" s.,s. | | بدون انتقاد |
tenkit etmek, eleştirmekFrom the English "inveigh" geçişli f. | | يندّد بشيء، ينتقد شيئًا بعنف |
eleştirmek, tenkit etmek, kritiğini yapmakFrom the English "criticize" geçişli f.,f. | | ينتقد |
| | إن أردت أن تنتقد جهودهم، فحاول أن تجد شيئًا إيجابيًّا أيضًا. |
eleştirmek, tenkit etmekFrom the English "knock" geçişli f. | | ينتقد، يعيب |
| | قال سيث لشون: "لا تنتقد برامج المسابقات، فبإمكانك تعلم الكثير منها". |
eleştirmek, tenkit etmek, kınamak, suçlamak, kabahatli bulmakFrom the English "censure" geçişli f.,geçişli f.,geçişli f. | | ينتقد شخصًا |
itham etmek, suçlamak, eleştirmek, tenkit etmekFrom the English "indict" geçişli f.,geçişli f. | | ينتقد شخصًا |
| | انتقد الناقدُ الأدبيُّ المؤلفَ. |
eleştirmek, tenkit etmekFrom the English "rip" geçişli f. | | ينتقد شخصًا |
|
|