WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:

Temel Çeviriler
TürkçeArapça
nefret,
hor görme,
aşağılama,
küçük görme
From the English "contempt"
i.,i.
احتقار
 يشعر سامويل باحتقار شديد عندما يقابل أناسًا عنصريين.
nefret,
iğrenme,
tiksinme
From the English "abhorrence"
i.,i.
مقت، اشمئزاز
 Bayan Clancy'nin politikaya olan nefreti nedeniyle daha neşeli konulardan konuştuk.
nefret,
hiç sevmeme/hoşlanmama,
iğrenme,
tiksinme
From the English "loathing"
i.,i.
كره، اشمئزاز
 لا أجد الكلمات التي تعبّر عن كرهي لموسيقى الروك الأميركية.
nefret,
hiç sevmeme/hoşlanmama,
tiksinme,
iğrenme
From the English "aversion"
i.,i.
نفور
  كره، بغض
nefret,
kin
From the English "hate"
i.
كراهية، بغض
 إن نسبة الكراهية في العالم كبيرة للغاية.
nefret,
kin,
garez
From the English "animosity"
i.
امتعاض
  عداوة
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
TürkçeArapça
nefret,
kin,
garez
From the English "hatred"
i.
كراهية، بغض
düşmanlık,
husumet,
kin,
nefret
From the English "hostility"
i.,i.
عداء، عدائيّة
kin,
nefret,
garaz,
hınç
From the English "rancor"
i.,i.,i.
ضغينة، حقد، غُل
düşmanlık,
husumet,
kin,
nefret,
dargınlık
From the English "bad blood"
i.,i.,i.
ضغينة
kin,
nefret,
garez
From the English "venom"
i.
(mecazlı)غل، حقد، صغينة
  (مجازي)سم
 ردها مليء بحقد لا يصدق.
antipati,
nefret,
hiç sevmeme/hoşlanmama,
gıcık
From the English "allergy"
i.,i.,i.
(mecazlı)نفور

WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:

Bileşik Şekiller:
TürkçeArapça
menfur,
iğrenç,
tiksindirici,
berbat,
nefret uyandırıcı,
nefret verici
From the English "abominable"
s.,s.,s.,s.
(resmi dil)بغيض، مقيت، مريع
 Başbakan, bombalama olayını "menfur bir saldırı" olarak nitelendirdi.
menfur,
nefret uyandıran
From the English "loathsome"
s.,s.
 (موضوع، آراء...)بغيض، كريه، مستهجَن
iğrendirmek,
nefret ettirmek
From the English "put off"
f.,f.
يصير ينفر من شيء، يصير يكره شيئًا
yabancı düşmanı,
yabancılardan korkan/nefret eden
From the English "xenophobic"
s.
مصاب بكراهية الغرباء
 هناك مقالة إفتتاحية في جريدة اليوم عن المصابين بكراهية الغرباء.
çok fena,
kötü/çirkin,
menfur,
iğrenç,
tiksindirici,
nefret dolu
From the English "heinous"
s.,s.,s.
شائن، شنيع
(ahlâki bakımdan) iğrenç,
rezil,
tiksindirici,
nefret verici
From the English "abhorrent"
s.
بغيض، كريه، مقيت
eşcinsellerden nefret eden,
eşcinsel düşmanı,
homofobik
From the English "homophobic"
s.
كاره للمثلية الجنسية
çok tatsız/menfur/iğrenç,
nefret uyandıran,
nefret verici,
nefretlik
From the English "hateful"
s.,s.
 (مزعج جدًّا، لا يطاق)بغيض، كريه
nefret etmiş,
canından bezmiş,
küskün
From the English "embittered"
s.,s.,s.
ساخط، مرير
nefret dolu,
nefret edilen,
iğrenç,
tiksindirici
From the English "odious"
s.,s.,s.
كريه، بغيض، قبيح
nefret edilenFrom the English "despised" s.محتقَر، مبغَض، مكروه
nefret edilenFrom the English "hated" s.مكروه، كريه، مُبغَض، بغيض
senden nefret ediyorum,
seni hiç sevmiyorum
From the English "I hate you"
ünl.,ünl.
أكرهك
yabancı düşmanlığı/korkusu,
yabancılardan nefret etme/korkma
From the English "xenophobia"
i.
رهاب الأجانب، الخوف من الأجانب وكرههم
 زاد رهاب الأجانب مع تدفق المهاجرين.
kadın düşmanı,
kadından nefret eden kimse
From the English "misogynist"
i.
كاره للنساء
kadın düşmanlığı,
kadınlardan nefret etme,
misojini
From the English "misogyny"
i.,i.
كراهية النساء، بغض النساء
nefret uyandıran/nefret edilen şey,
tiksindirici/iğrenç şey
From the English "abomination"
i.,i.
بغيض، مقيت
nefret edilen şey,
lanetli şey
From the English "anathema"
i.,i.
مكروه، مبغوض
nefret eden kimseFrom the English "hater" i.كاره
nefret suçuFrom the English "hate crime" i.جريمة كراهية
kendinden nefret etmeFrom the English "self-loathing" i.مقت الذات، بغض الذات، كره الذات
nefret etmek,
hiç hoşlanmamak
From the English "hate"
f.,f.
يكره، يبغض
 Şiddet içerdiği için bu filmden nefret ettim.
 أكره هذا الفيلم لأن فيه الكثير من العنف.
nefret etmek,
hiç hoşlanmamak,
tiksinmek
From the English "despise"
f.
يكره شيئًا/شخصًا، يمقت شيئًا/شخصًا، يبغض شيئًا/شخصًا
 أكره النفاق.
nefret etmek,
hiç sevmemek,
hiç hoşlanmamak,
tiksinmek
From the English "loathe"
f.,f.
يكره شيئًا/شخصًا، يمقت شيئًا/شخصًا
 يكره بن عمله، لذا قدم استقالته منه.
iğrenmek,
tiksinmek,
ikrah etmek,
nefret etmek,
hiç hoşlanmamak
From the English "abhor"
f.,f.
يمقت شخصًا/شيئًا، يُبغض شخصًا/شيئًا
hiç sevmemek,
hiç hoşlanmamak,
iğrenmek,
tiksinmek,
nefret etmek,
istikrah etmek
From the English "abominate"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
يُبغِض شيئًا/شخصًا، يمقت شيئًا/شخصًا
nefret ettirmek,
canından bezdirmek
From the English "embitter"
geçişli f.,geçişli f.
ينغص عيش شخص، يجعل حياة شخص مرّة
nefret etmiş,
iğrenmiş,
tiksinmiş
From the English "disgusted"
s.,s.
مثير للاشمئزاز
 إن عدم اعترافهم بذنبهم يثير اشمئزازي.
kadından nefret eden,
kadın düşmanı olan
From the English "misogynist"
s.
كاره للنساء
nefret doluFrom the English "hateful" s. (للتعبير عن كره شيء)بغيض، كريه
kötü niyetli,
düşmanca,
nefret dolu
From the English "venomous"
s.,s.,s.
خبيث
nefret doluFrom the English "catty" s.بغيض
  ماكر
 تجاهلْ ملاحظات دانييل الماكرة، فهي في مزاج سيئ اليةم، وتتعامل بشكل بغيض مع الجميع.
kendinden nefret edenFrom the English "self-loathing" s.ماقت لذاته، مبغض لذاته، كاره لذاته
büyük ayıp,
rezillik,
rezalet,
nefret uyandıran hareket
From the English "outrage"
i.,i.,i.
فضيحة، أمر مشين، أمر فظيع
 قتْل المدنيين في هذه الحرب إنما هو أمر فظيع.
nefret edilen/hoşlanılmayan şeyFrom the English "aversion" i.ما يُنفر منه، ما يُكره
 كانت القهوة من الأمور التي نفرت منها خلال حبلي.
nefret etmek,
nefret duymak,
kin beslemek
From the English "detest"
f.,f.
يبغض شيئًا/شخصًا
nefret dolu/kötü niyetli,
çirkef,
nefret edilen,
iğrenç
From the English "loathsome"
s.,s.
(kişi)بغيض، كريه، حقير
kendinden nefret içerenFrom the English "self-loathing" s. (مضاف إليه)مقتِ الذات، بغضِ الذات، كرهِ الذات
nefret uyandırmak,
infial yaratmak
From the English "anathema"
f.,f.
مكروه لدى شخص، مبغوض لدي شخص
-den nefret etmekFrom the English "grudge" f.يكون ممتعضًا من شيء
 من شدة ضجرها، كانت ربة المنزل تمتعض من كل ساعة تقضيها في التنظيف والطبخ.
nefret etmek,
kin duymak,
kin beslemek
From the English "hate"
f.,f.
يكره، يبغض
 من الأفضل أن نحب من أن نكره.
nefret ettirmekFrom the English "turn off" f.ينفّر شخصًا/شيئًا
nefret ettirmek,
küstürmek,
gücendirmek
From the English "sour"
geçişli f.,geçişli f.
يمرّر نفس شخص من شيء/شخص
  • Go to Preferences page and choose from different actions for taps or mouse clicks.
"nefret" için Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | Portekizce | İtalyanca | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Polonyaca | Romence | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | İngilizce

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.
WordReference.com
WORD OF THE DAY
GET THE DAILY EMAIL!