WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:

Temel Çeviriler
TürkçeArapça
hasar,
zarar
From the English "damage"
i.,i.
ضرر، عطب
 Kamyonda büyük hasar vardı.
 أصيبت الشاحنة بأضرار كبيرة.
kayıp,
hasar,
zarar,
ziyan
From the English "detriment"
i.,i.
ضرر
  تقليل
tahribat,
hasar
From the English "ravage"
i.,i.
آثار
  ويلات، أهوال، فظائع
zarar,
hasar,
ziyan
From the English "harm"
i.,i.,i.
أذى
 لسوء الحظ لم يصاب أحد بالأذى إثر الحادث.
travma,
yaralanma,
hasar
From the English "insult"
i.,i.,i.
(tıp) (في الطب)أذية
 عانى المريض أذية كبيرة في كليتيه.
zarar,
kayıp,
ziyan,
hasar
From the English "loss"
i.
(finans)خسارة
 Zarar üç milyon doların üzerindeydi.
 كانت الخسارة فوق الثلاثة ملايين دولار.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
TürkçeArapça
zarar,
hasar
From the English "wreckage"
i.
(mecazlı)خراب

WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:

Bileşik Şekiller:
TürkçeArapça
hasarlı,
hasar görmüş
From the English "damaged"
s.,s.
متضرّر
  معطوب، تالِف
 استبدل ميكانيكيّ المرآب الزجاج الأماميّ المتضرّر.
pürüz,
ufak hasar
From the English "chipping"
i.,i.
تكسّر، تشقّق
mahvetmek,
büyük hasar vermek,
parçalamak
From the English "smash up"
f.,f.,f.
يحطّم شيئًا، يدمّر شيئًا
zarar veren,
hasar veren,
hasara sebep olan
From the English "damaging"
s.,s.
مدمّر
 بقيت الرياح المدمِّرة تعصف طوال الليل.
hasar görmemiş,
zarar görmemiş,
sağlam
From the English "undamaged"
s.,s.,s.
سليم، غير مكسور
  غير متضرر، غير معطوب
harap olmuş,
hasar görmüş,
hasara uğramış
From the English "wrecked"
s.,s.
محطّم
  تالف، منكوب
 أزالت خدمات الطوارئ السيارات المحطمة من الطريق السريع.
(makina) bozulmuş,
hasar görmüş
From the English "impaired"
s.
متباطئ، ضعيف
 بسبب التشقق في مانع التسرب، صار عمل الآلة متباطئًا.
hasar görmemiş,
hasara uğramamış
From the English "unharmed"
s.
سالم، غير متضرر
hasar/kayıp/ölü sayısıFrom the English "toll" i.مدى الضرر، أضرار
 ما زالت السلطات تحسب الأضرار الناجمة عن الفيضانات.
zarar/hasar/kayıp sebebiFrom the English "detriment" i.إضرار
zarar vermek,
hasar vermek
From the English "harm"
f.
(bir şeye)يؤذي، يضرّ، يُلحق ضررًا بشيء
 Garajdaki yangın eve zarar (or: hasar) vermedi.
 الحريق الذي حدث في المرأب لم يلحق ضررًا بالبيت.
zarar vermek,
hasar vermek,
hasara uğratmak,
bozmak
From the English "mar"
f.,geçişli f.
يُفسِد شيئًا، يُشوه شيئًا
hasar vermekFrom the English "do harm" f.يتسبب بضرر
haşat etmek,
canına okumak,
zarar vermek,
hasar vermek
From the English "bang up"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
يحطم، يكسر
(makina) bozuk,
arızalı,
hasarlı,
hasar görmüş
From the English "crippled"
s.,s.
 (آلة)مُعَطٌَل
zarar vermek,
hasar vermek,
hasara uğratmak
From the English "damage"
geçişli f.
يضر شيئًا، يتضرر شيء
 Düşen ağaç arabaya hasar verdi.
 تضررت السيارة بفعل سقوط شجرة عليها.
kolayca hasar gören,
narin,
hassas
From the English "tender"
s.
ضعيف
  • Go to Preferences page and choose from different actions for taps or mouse clicks.
"hasar" için Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | Portekizce | İtalyanca | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Polonyaca | Romence | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | İngilizce

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.
WordReference.com
WORD OF THE DAY
GET THE DAILY EMAIL!