|
|
Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir. WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026: Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir. | Temel Çeviriler |
faydalanmak, istifade etmekFrom the English "cash in on" f.,f. | (bir şeyden) | يستغل شيئًا، يستفيد من شيء |
faydalanmak, istifade etmekFrom the English "cash in" f.,f. | | يسعى للربح من خلال انتهاز الفرص |
faydalanmak, yararlanmak, yararına kullanmak, değerlendirmekFrom the English "parlay" f.,f.,geçişli f. | | يستثمر شيئًا في شيء |
faydalanmak, yararlanmakFrom the English "profit by" f. | | يستفيد من شيء، يكسب من شيء، ينتفع من شيء |
faydalanmak, yararlanmak, istifade etmekFrom the English "capitalize on" f.,f. | (en iyi şekilde) | يستفيد من شيء، يستغل شيئًا |
faydalanmak, yararlanmak, kullanmakFrom the English "use" f.,f. | | يستفيد |
| | Kitap ödünç almak için genellikle semt kütüphanesinden faydalanırım. |
| | كثيرًا ما أستفيد من وجود المكتبة المحلية لاستعارة الكتب. |
faydalanmak, yararlanmak, istifade etmek, değerlendirmekFrom the English "utilize" f.,geçişli f. | | يستفيد |
faydalanmak, yararlanmakFrom the English "exploitation" i. | (kaynaklardan, vb.) | استغلال، استثمار |
| | وضع العالِم خطة تزيد مردود استغلال البلد لموارده الطبيعية. |
kullanmak, yararlanmak, faydalanmak, istifade etmekFrom the English "make use of" f.,f. | | يستخدم شيئًا، يُستخدم فيه شيء |
| | | يستفيد من شيء |
kullanmak, yararlanmak, faydalanmakFrom the English "draw upon" geçişli f.,geçişli f. | | يستخدم شيئًا، يستعين بشيء/بشخص |
| | | ينهل من شيء، يستقي من شيء |
| Ek Çeviriler |
işletmek, istifade etmek, faydalanmak, yararlanmakFrom the English "tap" geçişli f.,f.,f. | (kaynak, vb.) | يستخرج |
almak, yararlanmak, faydalanmakFrom the English "draw" f.,f. | | يستمدّ من شيء |
kullanmak, istifade etmek, faydalanmak, yararlanmakFrom the English "avail" f.,f.,f. | | يستفيد من شيء |
yararlanmak, faydalanmakFrom the English "enjoy the use of" f. | | لديه شيء، له شيء، مزوَّد بشيء |
istifade etmek, yararlanmak, faydalanmakFrom the English "take advantage" f. | | يستفيد من شيء |
| | (بمعنى إيجابيّ) | يستغلّ شيئًا |
kullanmak, yararlanmak, faydalanmakFrom the English "use" f. | | يستعمل، يستخدم |
| | Mobilya yapmak için çeşitli aletler kullanır (or: aletlerden faydalanır). |
| | يستخدم أدوات مختلفة لصنع الأثاث. |
istifade etmek, faydalanmak, yararlanmakFrom the English "tap into" f.,f. | | يستفيد من شيء، يحصل على شيء |
| | | يستقي من شيء |
| | | يسخّر شيئًا |
yararlanmak, faydalanmak, istifade etmekFrom the English "draw on" f.,f. | | يستعين بشخص |
yararlanmak, faydalanmak, istismar etmekFrom the English "impose" f.,f. | | يفرض نفسه على شخص |
| | (مجازي) | يكون ثقيلًا |
| | أنت متأكد أنه لا مانع عندك أن أبيت ليلة أخرى عندك؟ لا أريد أن أكون ضيفًا ثقيلاً. |
yarar sağlamak, fayda sağlamak, faydalanmak, yararlanmak, -den istifade etmekFrom the English "profit" f.,f.,f. | | يستفيد |
| | حاول زميلي أن يستفيد من خطأي. |
kâr sağlamak, kazanç sağlamak, avantaj elde etmek, yararlanmak, faydalanmak, istifade etmekFrom the English "benefit" geçişsiz f.,f. | | يستفيد من شيء |
| | Şirket şatışlardaki artıştan kazanç sağlayacak. |
| | ستستفيد الشركة من زيادة المبيعات. |
istismar etmek, sömürmek, faydalanmak, yararlanmakFrom the English "use" geçişli f.,geçişli f.,f. | | يستغل |
kullanmak, yararlanmak, faydalanmak, istifade etmekFrom the English "tap" f. | | يسخّر |
WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:
|
|