WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:

Temel Çeviriler
TürkçeArapça
etkilemek,
göz doldurmak,
hayran bırakmak
From the English "impress"
geçişli f.,f.,f.
يثير إعجاب شخص
 أراد الطالب أن يثير إعجاب معلّمه بإنجاز واجبه المدرسي في وقت سريع.
etkilemek,
izlenim bırakmak
From the English "make an impression"
f.,f.
(birisini)يترك انطباعًا قويًا، يُؤثِّر
etkilemek,
-e etki etmek
From the English "feed back"
geçişli f.,f.
يؤثر في/على شيء
etkilemek,
satın almak
From the English "get at"
f.,f.
(birisini yasa dışı olarak) (لمصلحته)يستميل شخصًا
etkilemek,
yönlendirmek
From the English "govern"
geçişli f.,geçişli f.
يحدّد، يقرّر
etkilemek,
etki etmek,
etkili olmak
From the English "impact"
geçişli f.,f.,f.
يؤثر على/في شيء/شخص، يكون له أثر على/في شيء/شخص
 يُتوقع أن يؤثر الركود الاقتصادي في نسبة أرباح الشركة.
etkilemekFrom the English "knock out" f. (mecazlı)يستهوي، يعجب
etkilemek,
etkisi olmak
From the English "impact"
geçişli f.,i.
(mecazlı)يؤثّر في/على شيء/شخص
 أثّرت المشاكل المالية في قدرة الشركة على أخذ مشاريع جديدة.
etkilemek,
üzerinde etkisi olmak,
etki etmek
From the English "reflect"
f.,f.,f.
ينعكس على شخص/شيء
 أداؤك ينعكس بشكل سيئ عليك.
etkilemekFrom the English "prejudice" geçişli f.يَحرِف شيئًا
 يمكن للتغطية الإعلامية غير المسؤولة أن تَحرِف نتيجة أية محاكمة.
etkilemekFrom the English "color" geçişli f. (mecazlı)يؤثر في شيء
 أثّرت تجربته في الحرب في نظرته إلى العالم.
etkilemek,
peşin hüküm verdirmek
From the English "prejudice"
geçişli f.,geçişli f.
(birisinin aleyhine olacak şekilde)يقلّب شيئًا على شيء، يقلب شيئًا على شخص
 قلّبت التقارير السلبية الرأي العام على الممثل.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
TürkçeArapça
etkilemek,
yönlendirmek
From the English "lead"
geçişli f.,geçişli f.
يؤثر في/على شيء
etkilemekFrom the English "enter" geçişli f.يطرق إلى شيء
 سيُطرق في المناقشة إلى فصاحته أكثر من أفكاره؛ ستتطرق المناقشة إلى فصاحته أكثر من أفكاره.
etkilemek,
gark etmek,
mahvetmek
From the English "overcome"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
يغمر شخصًا
etkilemek,
yönlendirmek,
denetlemek,
kontrol etmek
From the English "rule"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
يضبط
etkilemek,
duygulandırmak
From the English "stir"
geçişli f.,geçişli f.
يدفع شخصًا/شيئًا
etkilemekFrom the English "hit" geçişli f. (يقع فيه فجأة)يضرب شيئًا
etkilemekFrom the English "pierce" geçişli f. (fiziksel olarak)يخترق، ينفذ في شيء، يتغلغل في شيء
etkilemek,
işlemek
From the English "pierce"
geçişli f.,geçişli f.
(duygusal olarak) (مجازي)يجرح
etkilemek,
yaptırmak
From the English "possess"
geçişli f.,geçişli f.
يجعل، يدهى
 ماذا الذي دهاك لتسبّب كلّ هذه الفوضى؟
etkilemek,
kaderini değiştirmek
From the English "swing"
f.,f.
يؤثر في شيء
etkilemek,
tesir etmek
From the English "affect"
geçişli f.
يؤثر على شيء/شخص
 Hükümetin planı pek çok insanı etkileyecek.
 ستؤثر خطة الحكومة على الكثير من الناس.
etkilemek,
büyülemek
From the English "grip"
geçişli f.
 (مجازًا)يسحر شخصًا
 سحر الأداء البارع الجمهور.
etkilemek,
tesir etmek,
isteklendirmek
From the English "incline"
geçişli f.,geçişli f.
يدفع إلى، يجعله يميل إلى
 دفعني الشيك غير المتوقع إلى بعض التبذير.
etkilemek,
tesir etmek,
-de etkili olmak
From the English "influence"
geçişli f.
يؤثر في/على شيء
  يجعله شيئًا
 Hava durumu onun evde kalma kararında etkili oldu.
 أثرت حالة الطقس في قراره أن يلزم البيت.
 جعلته حالة الطقس يقرر أن يلزم البيت.
etkilemek,
etki etmek,
tesir etmek,
etkileyerek yönlendirmek
From the English "sway"
geçişli f.,geçişli f.
يؤثر في شخص/شيء
  يقنع شخصًا/شيئًا
 كانت "جيسيكا" متأكدة من أنها على حق، لكن حجج "دون" أقنعتها في الآخر فغيّرت رأيها.
etkilemek,
duygulandırmak
From the English "move"
geçişli f.
يؤثر في شخص
  يتأثر شخص بشيء
 Bu filmden, izleyen herkes etkilendi.
 أثّر الفيلم في مشاعر الجميع.
 الجميع تأثروا بالفيلم
etkisi olmak,
etkilemek
From the English "tell on"
f.,f.
يؤثر في شخص
duygulandırmak,
etkilemek
From the English "touch"
geçişli f.
يؤثّر في شخص، يتأثر الشخص بشيء
 Kadının hayat hikâyesi onu çok duygulandırdı.
 تأثرت بقصة حياة المرأة.
-e sirayet etmek,
-e bulaştırmak,
etkilemek
From the English "infect"
f.,f.,f.
 (مجازي)يعدي شخصًا/شيئًا
  ينتقل إلى شخص/شيء
aklını çelmek,
etkilemek,
etki etmek
From the English "turn"
geçişli f.,f.
يقنع
ilgilendirmek,
alakadar etmek,
etkilemek
From the English "touch"
f.,f.
يتعلق بشخص، يعني شخصًا

WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:

Bileşik Şekiller:
TürkçeArapça
mahvetmek,
berbat etmek,
kötü etkilemek
From the English "blight"
f.,f.,f.
يحطّم، يدمّر
 الإساءة التي تعرض لها في صغره دمرت باقي حياته.
olumsuz yönde etkilemekFrom the English "exact a toll" geçişli f.يكون له أثرٌ عكسي
  يؤدي أثرًا عكسيًّا
adaleti yanıltmak,
davanın sonucunu etkilemek
From the English "pervert the course of justice"
f.,f.
يؤثر على قرار المحكمة
olumsuz etkilemekFrom the English "take a toll" f.يؤثّر سلبًا
toplamı etkilemekFrom the English "count toward" f.يُحسب ضمن شيء
karşılıklı etkilemek/etkileşimde bulunmakFrom the English "interplay" f.يتفاعل
kendi çıkarları için kullanmak/etkilemek/yönlendirmekFrom the English "manipulate" geçişli f. (birisini)يسيطر على شخص، يتحكم في/بشخص
her yönden etkilemek/tesir etmekFrom the English "pervade" f.يتخلل شيئًا
aşırı etkilemek/tesir etmek,
gark etmek
From the English "overpower"
geçişli f.,geçişli f.
(duygusal olarak)يؤثر بشخص بقوة
aklını başından almak,
çok etkilemek
From the English "blow away"
f.,f.
يذهل، يدهش
-e karşı kışkırtmak,
aleyhinde etkilemek
From the English "bias"
f.,f.
يؤثر في شخص لعدم شيء
  يؤثر في شخص ضد شخص
 ربما أثرت وسائل الإعلام في الناس لكيلا يصوّتوا لـ"تايلور".
  • Go to Preferences page and choose from different actions for taps or mouse clicks.
"etkilemek" için Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | Portekizce | İtalyanca | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Polonyaca | Romence | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | İngilizce

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.
WordReference.com
WORD OF THE DAY
GET THE DAILY EMAIL!