WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:

Temel Çeviriler
TürkçeArapça
elde,
kullanıma hazır halde
From the English "in hand"
z.,z.
جاهز، في المتناول

WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:

Bileşik Şekiller:
TürkçeArapça
bulunmaz,
elde edilemez,
temin edilemez
From the English "unobtainable"
s.,s.,s.
بعيد المنال، ليس في المتناول
mevcut,
elde bulunan
From the English "in store"
s.,s.
في المخزون
edinmek,
elde etmek
From the English "get hold of"
f.,f.
يحصل على شيء
ayarlamak,
elde etmek,
almak,
koparmak
From the English "wangle"
f.,f.,f.
يدبّر شيئًا
  (بالخداع)يحصل على شيء
başarmak,
erişmek,
ulaşmak,
elde etmek
From the English "attain"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
 (هدف)يبلغ شيئًا، يصل إلى شيء
  يحقّق
 اقتربنا من تحقيق هدف جمع مليونَي دولار.
kazanmak,
kar elde etmek,
kazanç elde etmek,
kar etmek
From the English "reap"
f.,f.,f.,f.
يجني شيئًا، يكسب شيئًا
 تجني ديانا ربحًا كبيرًا من استثماراتها.
konmak,
almak,
elde etmek,
kazanmak
From the English "come into"
f.,f.,f.,f.
(miras)يحصل على شيء
  يرث شيئًا
almak,
elde etmek,
kazanmak
From the English "get"
geçişli f.,geçişli f.
يحصل على شيء
  يكسب شيئًا، يفوز بشيء
 حصلت على علامة ممتاز في اللغة الإسبانية.
kazanmak,
elde etmek,
getirmek
From the English "pull in"
f.,f.,f.
يكسب، يجني
kullanım,
elde olma
From the English "disposition"
i.,i.
تصرف
 لدى الكلية أموال تحت تصرفها لتأمين منح دراسية للطلبة الأكثر فقرًا.
almak,
elde etmek
From the English "derive"
f.,f.
(zevk, vb.)ينال شيئًا من شيء
 ينال آدم لذة كبيرة من كتابة الشعر.
kazanmak,
kazanç elde etmek
From the English "turn over"
f.,f.
يحقق إيرادات
aramak,
elde etmeye çalışmak
From the English "court"
geçişli f.,geçişli f.
يسعى لتحقيق شيء، يسعى لإنجاز شيء
 سعت لتحقيق الشهرة بالتمثيل.
erişmek,
elde etmek
From the English "make"
geçişli f.,geçişli f.
يبلغ رتبة
kazanmak,
elde etmek
From the English "gain"
geçişli f.,geçişli f.
(zafer, vb.)يفوز، يربح، يحرز
kazanmak,
elde etmek
From the English "realize"
geçişli f.,geçişli f.
يحقق
 حققت الشركة ربحًا في الربع الأخير.
kazanmak,
elde etmek
From the English "win"
geçişli f.,geçişli f.
يفوز بشيء
kazanmak,
edinmek,
elde etmek
From the English "earn"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
يحصل على شيء
 لقد حصل على ترقية بجهوده الجبارة.
kazanmak,
kazanç elde etmek,
hasılat yapmak
From the English "gross"
f.,f.,f.
(para)يربح، يكسب
kazanmak,
elde etmek
From the English "score"
geçişsiz f.,geçişsiz f.
يحقق
toplamak,
elde etmek
From the English "harvest"
geçişli f.,geçişli f.
(veri, vb.)يجمع
almak,
elde etmek,
edinmek
From the English "draw"
geçişli f.,geçişli f.
(ilham, vb.)يستمد
 يستمد الوحي من ماضيه.
bulunmayan,
elde bulunmayan,
mevcut olmayan
From the English "unavailable"
s.,s.
غير متاح، غير متوفر
 بحسب الموقع على الإنترنت، المعطف الذي كنت أنوي أن أطلبه غير متوفر.
elde edilmiş,
edinilmiş
From the English "acquired"
s.
ما يحصل شخص عليه
  ما يُحصَل عليه، ما يتم الحصول عليه
 من غير المعروف مصدر البضاعة التي حصلت عليها كيسي.
küçük,
elde taşınabilen
From the English "handheld"
s.
صغير ومحكم
kasıtsız,
istemeyerek/elde olmayarak yapılan,
kazara/yanlışlıkla olan
From the English "inadvertent"
s.,s.
غير متعمد، غير مقصود
elde edilebilir,
bulunabilir
From the English "obtainable"
s.,s.
متوفر، في المتناول، ممكن الحصول عليه
elde tutulamaz,
savunulamaz
From the English "untenable"
s.,s.
متعذر الدفاع عنه، متعذر الاحتفاظ به
eldeki,
stoktaki,
elde mevcut
From the English "in stock"
s.
معد للبيع
sahip olmaya/elde tutmaya değmemekFrom the English "not worth having" f.لا يستحق الاقتناء
(ilan) satılıp tükendi,
elde kalmadı
From the English "sold out"
مباع كله
elde edilebilir,
erişilebilir
From the English "within your grasp"
s.
في متناول يده
elde edilen,
elde edilmiş,
temin edilen,
temin edilmiş
From the English "obtained"
s.,s.,s.,s.
مكتسَب، مُحرَز
kasıtsız olarak,
istemeden,
istemeyerek,
yanlışlıkla,
kazara,
elde olmadan
From the English "inadvertently"
z.,z.,z.,z.
بدون قصد، عن غير قصد، بالخطأ
kullanılırlık,
kullanılabilirlik,
mevcudiyet,
hazır bulunma,
elde bulunma
From the English "availability"
i.,i.
شيء متوفر
 اتصل سام بثلاث شركات لتأجير السيارات ولكن لم تكن عندها سيارة متوفرة لنهاية أسبوع الأعياد.
(çürümüş bitkilerden elde edilen) turbaFrom the English "peat" i.خُثّ، فحم مستنقعات
 يوجد الكثير من الخثّ في إيرلندا.
devlet geliri,
hükümetin vergilerden elde ettiği gelir
From the English "revenue"
i.
دخْل، إيراد، إيرادات
 في الكثير من الأحيان تجد الحكومات صعوبة في التأكد من أن لا تزيد النفقات عن الإيرادات.
başarma,
elde etme,
kazanma,
ulaşma,
erişme
From the English "attainment"
i.,i.
بلوغ، تحقيق، وصول إلى
 ليس من السهل دائمًا تحقيق الأهداف الشخصية.
 اشترينا البيتزا احتفاءً ببلوغ نادينا هدفه في جمع التبرعات.
çaba harcamadan elde edilen şeyFrom the English "free ride" i. (استفادة بدون عمل)معاملة خاصة
elde sallamaFrom the English "waving" i.تلويح
elde edilemediği için hor görülen şeyFrom the English "sour grapes" i. (مجازي: تظاهر بعدم الرغبة بشيء لتعذر نيله)حِصْرِم
elde etmeye/başarmaya çalışmakFrom the English "try for" f.يحاول تحقيق، يحاول الحصول على
elde etmeye çalışmak,
gayret etmek,
çaba göstermek
From the English "strive for"
f.,f.,f.
يسعى إلى شيء
elde kalmamakFrom the English "sell out" f. (mal, vb.)يباع بالكامل، يباع كله
başarmak,
başarıyla sonuçlandırmak,
üstesinden gelmek,
ulaşmak,
elde etmek
From the English "achieve"
geçişli f.,geçişli f.,f.
يحقق، ينجز
 Başarmak istediğim pek çok şey var.
 هناك أشياء كثيرة أود أن أحققها.
elde etmekFrom the English "gain" geçişli f.يكسب، ينال
 Vatandaşlar, çocuklarını farklı okullara gönderebilme hakkını elde ettiler.
 كسب المواطنون الحق في إرسال أولادهم إلى مدرسة أخرى.
elde etmek,
almak,
edinmek
From the English "obtain"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
يحصل على شيء، يحوز شيئًا
 حصلت ليزا على شهادة الدكتوراه بعد 4 سنوات في جامعة أكسفورد.
tekrar kazanmak,
yeniden kazanmak,
yeniden elde etmek
From the English "regain"
geçişli f.,f.,geçişli f.
يستعيد شيئًا، يسترجع شيئًا، يستردّ شيئًا
 كان على جون أن يبذل جهدًا كبيرًا ليستعيد ثقة زوجته بعد علاقته الغرامية.
elde etmek,
edinmek
From the English "acquire"
geçişli f.
(bir şeyi)يحصل على شيء
  يكتسب
 هذه الأسطوانة نادرة جدًّا ويصعب الحصول عليها.
kazanmak,
elde etmek
From the English "garner"
geçişli f.
ينال
elde etmek,
edinmek,
sağlamak,
tedarik etmek
From the English "procure"
geçişli f.,geçişli f.
يحصل على شيء
  يشتري شيئًا
 من أين نحصل على تربة جيدة؟
tek elde toplamak,
merkezileştirmek
From the English "centralize"
geçişli f.,geçişli f.
(kontrol)يجعل شيئًا مركزيًّا
-erek kazanmak/elde etmekFrom the English "gain by" f.ينتفع من وراء، يستفيد
elde etmek,
kazanmak,
uyandırmak
From the English "drum up"
f.,f.,f.
يستقطب شيئًا
  (الدعم)يحشد
elde etmek,
erişmek,
kazanmak
From the English "notch up"
f.,f.,f.
يسجّل، يدوّن، يعلّم
ünvan olarak elde tutulan,
itibari
From the English "titular"
s.
في عنوان، في اسم
seçimle gelen/kazanılan/elde edilenFrom the English "elective" s.انتخابي
serbest dolaşan hayvandan elde edilenFrom the English "free range" s. (ürün) (مضاف إليه)غيرِ محبوس، طليقٍ
kolay elde edilir,
kolay bulunur
From the English "accessible"
s.
في متناول
  متاح، متوفر
 جعلت المطبعة الكتب في متناول العامّة.
elde edilen,
gerçekleşen,
kazanılan
From the English "realized"
s.,s.,s.
محقَّق
 مع تسلُّم الدفعات المستقبلية، سيزيد الربح المحقَّق.
-den elde edilmiş,
-den elde edilen
From the English "obtained"
s.,s.
مكتسَب بطريقة، مُحرَز بطريقة
başarı kazanma,
başarı elde etme,
başarılı olma,
başarı
From the English "achievement"
i.,i.,i.
تحقيق النجاح في شيء
 طول فترة دراسته، ركّز فقط على تحقيق النجاح الأكاديميّ لا على تكوين صداقات.
yiyeceğin pişerken saldığı su,
kaynatılan yiyecekten elde edilen su
From the English "liquor"
i.
زلال الشوي
ele geçirmek,
elde etmek
From the English "lay hands on"
f.,f.
يحصل على شيء، يصبح شيء في متناول شخص
daha fazlasını elde etmekFrom the English "do better" f.يجد أفضل
 هل رأيت حبيبها؟ يمكنها برأيي أن تجد حبيبًا أفضل.
kâr sağlamak,
kâr getirmek,
kâr etmek,
kâr elde etmek,
kazanç getirmek,
kazanç sağlamak,
kazanç elde etmek
From the English "profit"
geçişli f.,geçişli f.
يربح، يحقق ربحًا
 Akıllıca yapacağımız yatırım bize kâr sağlayacaktır.
 سنحقق ربحاً إذا استثمرنا بحكمة .
elde tutmakFrom the English "keep" geçişli f.يحتفظ
 Aldığım bisikleti iade etmeyip elimde tutmaya karar verdim.
 قررت أن أحتفظ بالدراجة بدلاً من إعادتها للمتجر.
elde etmeye çalışmakFrom the English "pursue" f.يتابع دراسته
  يدرس
 تتابع ميلاني دراستها للتخصص في الطب.
 تدرس ميلاني لتصبح طبيبة
ulaşmak,
erişmek,
elde etmek,
kazanmak
From the English "attain"
f.,f.
يبلغ
 كانت جدة ماريلين قد بلغت التاسعة والتسعين قبل أن تتوفى.
zorla elde etmekFrom the English "wrest" geçişli f.ينتزع، ينزع
zorla yaptırmak,
zorla elde etmek,
mecbur etmek
From the English "enforce"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
يفرض شيئًا
 ستتلقى الشركات التي تتجاهل التشريع الجديد أمرًا من المحكمة يفرض عليها الامتثال له.
kar elde etmek,
kazanç sağlamak
From the English "profit by"
f.,f.
يربح من شيء، يستفيد ماليًّا من شيء
elde tutmak,
muhafaza etmek
From the English "hang on to"
geçişli f.,geçişli f.
يحتفظ بشيء، يبقي شيئًا
fırsatı kaçırmak,
elde edememek,
kaçırmak
From the English "miss out on"
f.,f.,f.
تفوته فرصة شيء
elde kalan kitap,
satılmayan kitap
From the English "remainder"
i.,i.
غير المباع، الباقي
 أعادت المكتبة الكتب غير المباعة إلى الناشر.
elde etmek,
sağlamak,
almak
From the English "evoke"
f.,f.,f.
ينتزع شيئًا من شخص
 من الصعب أن تنتزع جوابًا من هؤلاء الأشخاص القليلي الكلام.
elde etmek,
çıkarmak
From the English "derive"
geçişli f.,geçişli f.
يستخرج شيئًا من شيء
 يستخرج العمّال الكوكايين من أوراق نبتة الكوكا.
elde etmek,
edinmek,
almak
From the English "elicit"
f.,f.,f.
يحصل على شيء من شخص
 حاولت المعلمة أن تحصل على الجواب الصحيح من التلاميذ.
çıkar sağlamak,
menfaat elde etmek,
istismar etmek,
kullanmak
From the English "profit"
f.,f.,f.,f.
يستغل
 قد يستغل حانوتيون عديمو الضمير حالة المفجوعين فلا يعرضون عليهم إلا الخيارات الأغلى.
dolaylı yoldan elde etmeye çalışmak,
peşinde koşmak
From the English "angle"
f.,f.
يسعى لـ
  في مسعى شخص لـ
 في مسعاه للحصول على زيادة في الراتب، عمل دارن بدوامٍ إضافي لعدة أسابيع.
güç bela kazanmak,
zorlukla elde etmek
From the English "winkle"
f.,f.
يستفيد من شيء
  يستخلص شيئًا
kâr sağlamak,
kazanç sağlamak,
avantaj elde etmek,
yararlanmak,
faydalanmak,
istifade etmek
From the English "benefit"
geçişsiz f.,f.
يستفيد من شيء
 Şirket şatışlardaki artıştan kazanç sağlayacak.
 ستستفيد الشركة من زيادة المبيعات.
elde etmeye çalışmakFrom the English "pitch" f.يحاول التعامل مع شيء
 تحاول الوكالة التعامل مع مؤسسة العميل.
elde etmeye çalışmakFrom the English "go for" geçişli f.يسعى لنيل شيء
çok başarılı olmak,
çok iyi sonuç elde etmek
From the English "ace"
f.,f.
 (في الامتحان)يبلي حسنًا جدًّا
  (مجازي)يُبدع
 رغم صعوبة امتحان الرياضيات، فقد أبلت ماري حسنًا جدًّا فيه.
elde mevcutFrom the English "dispensable" s.متاح، متوفر
başarılı olmak,
başarıya ulaşmak,
başarı elde etmek
From the English "go a long way"
f.,f.
يحقق تقدمًا، يحقق نجاحًا
elde tutmaya değer nesne/kimseFrom the English "keeper" i. (gündelik dil, mecazlı) (شخص)شخص يمكن الاستمرار معه
  (شيء)شيء يمكن الاستمرار معه
elde tutmaFrom the English "holding" i.إدخار، توفير
peşinden gitme,
elde etmeye çalışma
From the English "pursuit"
i.,i.
سعي وراء
koyunun karın kısmından elde edilen yünFrom the English "belly" i. (حيوانات)صوف البطن
kar elde etmek,
kar sağlamak,
kazandırmak,
kar etmek
From the English "gain"
f.,f.,f.
يربح
başarılı olmak,
başarıya ulaşmak,
başarı elde etmek,
üstesinden gelmek,
muvaffak olmak
From the English "succeed"
f.,f.,f.
ينجح، يحقق هدفه
 لقد نجحت في مجالات عدة.
para kazanmak,
kazanç elde etmek
From the English "earn"
f.,f.
يكسب رزقًا
elde etmeye çalışmak,
erişmeye çalışmak
From the English "bob"
f.,f.
يحاول إمساك شيء، يحاول تثبيت شيء
geriye kalmak,
elde kalmak
From the English "leave"
f.,f.
يبقى
elde etmek,
kazanmak,
satın almak
From the English "buy"
geçişli f.,geçişli f.
يشتري شيئًا، يستحوذ على شيء
net kazanç elde etmekFrom the English "clear" f.يحقق ربحًا صافيًا
 Ayşe bu yıl bir milyon dolar net kazanç elde etti.
 حققت "آن" ربحًا صافيًا قدره مليون دولار هذا العام.
elde etmek,
kazanmak
From the English "turn"
geçişli f.,geçişli f.
(kazanç, vb.)يكسب
  • Go to Preferences page and choose from different actions for taps or mouse clicks.
"elde" için Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | Portekizce | İtalyanca | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Polonyaca | Romence | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | İngilizce

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.
WordReference.com
WORD OF THE DAY
GET THE DAILY EMAIL!