WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:

Temel Çeviriler
TürkçeArapça
elFrom the English "hand" i.يد
 Ellerini cebine soktu.
 وضع يده في جيبه.
elFrom the English "hand" i. (iskambilde)ورقات لعب
 Elim çok güzel. Sıra kimde?
 معي ورقات لعب ممتازة. من سيبدأ باللعب؟
elFrom the English "mitt" i.يد
elFrom the English "dummy" i. (briç) (الذي يكشف أوراقه في لعبة كونتراكت بريدج)ورق شريك الضامن
 كُشف ورق شريك الضامن ولعبه اللاعب الذي ربح المزايدة.
elFrom the English "hand" s. (elle çalışan)يدوي
 Bu sadece ufak bir el pompası, ama işimize yarayabilir.
 إنها مجرد مضخة يدوية صغيرة، لكنها قد تكون مفيدة.
el,
küçük
From the English "carry-on"
s.,s.
(bagaj) (أمتعة)محمول، قابل للحمل، يدويّ
 يُسمح لنا بأخذ حقيبة أمتعة يدوية واحدة في الطائرة.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
TürkçeArapça
elFrom the English "hand" i. (ölçü) (وحدة طول لقياس ارتفاع الخيل)قبضة
elFrom the English "trick" i. (iskambil)ورقة لعب مكتسبة
  (في بعض المناطق)أكل

WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:

Bileşik Şekiller:
TürkçeArapça
bozulmamış,
saf,
el değmemiş,
dokunulmamış,
bakir
From the English "untouched"
s.,s.
على طبيعته، على جماله الطبيعيّ
dokunulmamış,
bozulmamış,
el değmemiş
From the English "undisturbed"
s.,s.,s.
متروك على حاله
bozulmamış,
el değmemiş,
bakir
From the English "unspoiled"
s.,s.,s.
(doğa, vb.)متروك على جماله الطبيعي، باقٍ على جماله الأصلي
sevilen,
el üstünde tutulan
From the English "loved"
s.,s.
محبوب
 شعرت الأمّ بأنها محبوبة حين قدم لها ابناها زهورًا بمناسبة عيد الأمّ.
bildiri,
el ilanı
From the English "handout"
i.,i.
نشرة، منشور
 تذكر النشرة أنه عليك التسجُّل عبر الإنترنت. // حرصت السكرتيرة على وجود نسخ كافية من النشرة كي يحصل كل من يحضر الاجتماع على واحدة.
haczetmek,
el koymak
From the English "sequester"
f.,f.
يصادر شيئًا، يحبس شيئًا، يحجز شيئًا
kullanılmış,
ikinci el
From the English "hand-me-down"
s.,s.
مستعمل
 أعطوا إيما كل ملابس أختها المستعملة.
zanaat,
el sanatı
From the English "trade"
i.,i.
حرفة
 لا يحب كل الناس امتهان مهنة فكرية، بل يقرر شبان كثيرون ذوو مهارات يدوية العملَ في حرفة.
yazı,
el yazısı
From the English "script"
i.,i.
خطّ، كِتابة
 يكتب لوكاس بخط منمّق جدا.
haciz,
el koyma,
müsadere
From the English "sequestration"
i.,i.,i.
 (في القانون)مصادرة، حجز
kullanılmamış,
dokunulmamış,
el değmemiş
From the English "virgin"
s.,s.
جديد
kullanılmış,
ikinci el
From the English "cast-off"
s.,s.
(giysi, eşya)مستعمَل
almak,
el koymak
From the English "take"
geçişli f.,geçişli f.
(bir şeyi birisinden)يأخذ شيئًا من شخص
 أخذ صديقه تلفزيونه منه.
gizli,
kaçamak,
el altından yapılan
From the English "sneaky"
s.,s.,s.
سريّ
  مختلس
kullanılmış,
ikinci el
From the English "used"
s.
مُستعمل
 Kullanılmış bebek giysilerini bize verdi.
 أعطتنا ملابس طفلها المستعملة.
el yapımı,
el işi
From the English "handmade"
s.
مصنوع يدويًّا
gizli,
gizli saklı,
gizli kapaklı,
el altından
From the English "clandestine"
s.,s.
سريّ، خفيّ
el yazısı,
işlek (yazı)
From the English "cursive"
s.
بحروف متصلة
el becerisine sahip,
maharetli
From the English "dexterous"
s.,s.
 (يدويًّا)بارع، ماهر
elle yazılmış,
el yazısıyla yazılmış
From the English "handwritten"
s.,s.
مكتوب بخط اليد
gizlice,
el altından
From the English "under the counter"
z.
سريّ، غير شرعيّ
el konulanFrom the English "taken away" s.مصادر
  مستولى عليه
el yapımıFrom the English "artisanal" s.حرفيّ
gizlice,
gizli olarak,
kimsenin bilgisi/haberi olmadan,
el altından
From the English "secretly"
z.,z.,z.
في السر، في الخفاء
 لقد فرّوا بعيدًا وتزوّجوا في الخفاء في ولاية أخرى.
elle,
el ile
From the English "manually"
z.
يدويًّا، باليد
gizlice,
gizli olarak,
el altından
From the English "covertly"
z.,z.
خفيةً، سرًّا
gizlice,
gizli olarak,
el altından
From the English "surreptitiously"
z.,z.
في الخفاء، خفية، في السر
kurnazca,
sinsice,
gizlice,
gizli gizli/el altından,
çaktırmadan,
sezdirmeden
From the English "on the sly"
z.,z.,z.
خلسة، سراً
el altından,
gizlice,
yasadışı olarak
From the English "under the table"
z.,z.
 (تعبير مجازي)تحت الطاولة
  سراً، على نحو غير شرعي
elle,
el ile,
elden
From the English "by hand"
z.,z.
يدويًّا، باليد
el eleFrom the English "hand in hand" z.يدًا في يد
eldeki,
el altındaki
From the English "at hand"
s.
في متناول اليد، في المتناول
alet,
el aleti,
araç
From the English "tool"
i.
أداة
  عدّة
 Bütün aletlerimi atölyede bulundururum.
 أحتفظ بكل أدواتي في المشغل.
el yazısıFrom the English "writing" i.خط
 El yazısı çok zor okunuyordu.
 يُقرأ خطه بصعوبة شديدة.
çanta,
el çantası
From the English "purse"
i.
حقيبة نسائية
  (في بعض المناطق)جزدان
 Cüzdanını çıkarmak için el çantasını açtı.
 فتحت حقيبتها النسائية وأخرجت منها محفظتها.
el arabası,
çekçek
From the English "cart"
i.
 (عربة خيل)عربة
 كان المزارع يقود عربته إلى السوق ليبيع منتجاته.
el/kol/vücut hareketiFrom the English "gesture" i.حركة، إشارة
 كان بول يقوم بحركات كثيرة وهو يتكلم، وفي بعض الأحيان كان ذلك مخيفًا نوعًا ما.
broşür,
el ilanı
From the English "leaflet"
i.
نشرة
 وزَّع النادي نشرات في الجامعة.
el değirmeni,
kahve değirmeni
From the English "coffee mill"
i.,i.
 (للقهوة)مطحنة
zorla alma,
gasp,
haciz,
el koyma
From the English "seizure"
i.,i.
استيلاء
 شكَّل استيلاء الجيش على البلدة مرحلة مهمة في خطة الجنرال العسكرية.
sabun,
el sabunu,
banyo sabunu
From the English "soap"
i.
صابونة
 كانت الصابونة في طبق قرب المغسلة.
fener,
el feneri
From the English "torch"
i.
مشعل كهربائي، مصباح يدوي
 كان غافين يعرف أن الظلام سيكون قد حل عندما يعود إلى البيت، لذا أخذ مصباحًا يدويًّا معه.
basamak,
el merdiveni basamağı
From the English "rung"
i.
درجة السلّم
  شعاع دولاب
  رافدة الكرسيّ المدعمة لاثنتين من قوائمها
 إنتبه من الدرجة الثانية، إنّها مكسورة.
el arabasıFrom the English "wheelbarrow" i.عجلة يد، عربة يد
 لقد نقل السماد إلى الحديقة في عربة اليد.
izinsiz girme,
el uzatma,
kötüye kullanma
From the English "encroachment"
i.,i.,i.
انتهاك، تجاوز، تعدٍّ
el yazmasıFrom the English "handwriting" i.خطّ اليد
 أستعمل على الحاسوب خطًّا يشبه خطّ اليد.
çanta,
kadın çantası,
el çantası
From the English "handbag"
i.,i.
حقيبة يد نسائية
el değiştirme,
devir teslim
From the English "handover"
i.,i.
تسليم، نقل
 لا أحد شاهد فعليًّا تسليم المستندات.
el feneri,
cep feneri
From the English "flashlight"
i.
مصباح يدوي، مشعل كهربائي
manikür,
el ve tırnak bakımı
From the English "manicure"
i.
تدريم الأظافر
küçük tabanca,
el tabancası
From the English "pistol"
i.
مسدس
tabanca,
el tabancası
From the English "handgun"
i.
مسدس
el sanatı,
el becerisi
From the English "handicraft"
i.,i.
حرفة، صنعة يدوية
(selamlama amaçlı) el sıkışmaFrom the English "handshake" i.مصافحة
küçük balta,
el baltası,
nacak
From the English "hatchet"
i.
 (فأس صغيرة)بلطة
 أحضر "آل" بلطة معه في رحلة التخييم لتقطيع الحطب.
el çabukluğu,
el becerisi
From the English "sleight"
i.,i.
براعة
el yazması evrakFrom the English "manuscript" i. (وثيقة مكتوبة باليد)مخطوطة
el kürkü,
manşon
From the English "muff"
i.
 (لتدفئة اليدين)فراء أنبوبي
tabanca,
el tabancası
From the English "revolver"
i.
المُسدس
el arkası vuruşFrom the English "backhand" i. (spor) (في التنس)ضربة خلفية
kiropraktör,
el haraketleriye omuriliği tedavi eden kişi
From the English "chiropractor"
i.
معالج يدوي
el tabancasıFrom the English "gat" i. (modası geçmiş, argo)مسدَّس
el bombasıFrom the English "grenade" i.قنبلة يدوية
hentbol,
el topu
From the English "handball"
i.
(spor) (رياضة)كرة اليد
el bezi,
sabun bezi
From the English "washcloth"
i.,i.
منشفة وجه، فوطة وجه
el freniFrom the English "handbrake" i. (araç)فرملة اليد، فرامل يدوية، مكابح يدوية
el işiFrom the English "handiwork" i.أشغال يدوية
el çantasıFrom the English "pocketbook" i.محفظة نسائية
el becerisi,
maharet,
ustalık
From the English "dexterity"
i.,i.,i.
مهارة، براعة
el sanatıFrom the English "handcraft" i.حرفة، صنعة يدوية
el çabukluğuFrom the English "legerdemain" i.خفة اليد
el yazısıFrom the English "longhand" i. (بدون اختزال)كتابة عادية
el emeği,
alın teri
From the English "elbow grease"
i.
الكدح، الكدّ
el işaretiFrom the English "hand signal" i.إشارة باليد
görünmez el,
gizli el
From the English "invisible hand"
i.
يد خفية
(el çabukluğuyla oynanan) üç kabuk oyunuFrom the English "shell game" i.لعبة الصدف
el kaldırarak oylamaFrom the English "show of hands" i.تصويت برفع اليد
el değmemiş/ekilmemiş araziFrom the English "virgin land" i.أرض بكر
el işi kağıdı,
renkli karton
From the English "construction paper"
i.,i.
ورق ملون
sağ elFrom the English "right hand" i.اليمنى، اليد اليمنى
ikinci el satış mağazası,
hayır kurumu mağazası
From the English "thrift store"
i.,i.
 (لبيع سلع مستعملة)متجر خيري
büyük el çantasıFrom the English "tote bag" i.حقيبة، شنطة
el tahtası,
doğrama tahtası
From the English "chopping board"
i.,i.
لوح تقطيع
El SalvadorFrom the English "El Salvador" i. (Orta Amerika ülkesi)السلفادور
el bagajıFrom the English "hand luggage" i.أمتعة تحمل باليد
sol elFrom the English "left hand" i.اليد اليسرى
el bagajıFrom the English "carry-on baggage" i.حقيبة محمولة، حقيبة يدوية
el sanatları pazarıFrom the English "craft fair" i.سوق الحِرَف اليدوية
bedensel iş,
el emeği
From the English "manual labor"
i.,i.
عمل يدويّ
el dezenfektanı,
el antiseptiği
From the English "hand sanitizer"
i.
معقم لليدين
eğik el yazısıFrom the English "italics" i.خط مائل
  • Go to Preferences page and choose from different actions for taps or mouse clicks.
"el" için Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | Portekizce | İtalyanca | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Polonyaca | Romence | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | İngilizce

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.
WordReference.com
WORD OF THE DAY
GET THE DAILY EMAIL!