Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir.
WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:
Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir.
| Temel Çeviriler |
doruk, zirve, en son/en yüksek noktaya erişme, son/sonuç, bitişFrom the English "culmination" i.,i.,i.,i. | | أوج، ذروة |
| | (مجازي) | تتويج |
doruk, zirveFrom the English "height" i. | (mecazlı) | قمة، أوج |
| | بلغت شهرة فريق بيتلز أوجها في عام 1965. |
zirve, doruk, tepe noktasıFrom the English "acme" i.,i.,i. | | ذروة، قمة، أوج |
| | 19. yüzyılın sonlarında sanayi devriminin zirvesine erişildi. |
zirve, doruk, en yüksek noktaFrom the English "apogee" i.,i.,i. | (مجازي) | أوج، ذروة |
zirve, dorukFrom the English "crown" i.,i. | | قمة، أعلى |
| | تحت قمة التل بقليل، تجد سنديانة عتيقة. |
| Ek Çeviriler |
zirve, dorukFrom the English "ben" i.,i. | (dağ) | قمة جبل |
(dağ) zirve, dorukFrom the English "summit" i. | (جبل) | قمة |
| | بلغ المتسلِّقون القمة بعد عدة أيام من التسلق. |
zirve, doruk, tepeFrom the English "apex" i. | | قمة |
zirve, dorukFrom the English "pinnacle" i. | | قمة |
zirve, dorukFrom the English "vertex" i. | (dağ) (جبل) | قمة، رأس |
zirve, dorukFrom the English "crest" i. | (dağ, tepe) (التلّ أو الجبل) | قمّة |
| | وصَلْنا إلى قِمَّةِ الجَبَل بعد الظَّهيرَة. |
zirve, dorukFrom the English "top" i. | | قمة |
| | Genç avukat, şu anda mesleğinin zirvesinde bulunuyor. |
| | وصل المحامي الشاب إلى القمة في مهنته. |
tepe noktası, tepe, doruk, zirveFrom the English "top" i.,i. | | قمة |
WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026: