Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir.
WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:
Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir.
| Temel Çeviriler |
defa, kereFrom the English "instance" edat | | حالة |
| | كان يمكن لأي أوروبي أن يتأهل، وفي هذه الحالة تأهل إسباني. |
kez, kere, defaFrom the English "time" i. | | مرة |
| | Orada üç kez yemek yedik. |
| | أكلنا هناك ثلاث مرات. |
WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:
Bileşik Şekiller:
|
bir seferlik, bir sefere mahsus olarak, bir kereye mahsus, sadece bir kere, bir defaFrom the English "just once" z.,z. | | مرة واحدة فقط |
iki kere, iki defa (kontrol etmek, vb.)From the English "twice over" | | مرتين |
| | اضطررت إلى القيام بالعمل مرتين لأنني أخطأت في المرة الأولى. |
bir kez daha, bir kere daha, bir defa dahaFrom the English "one more time" z. | | مرة أخرى |
hayatta bir kez, hayatta bir kere, hayatta bir defaFrom the English "once in a lifetime" z. | (بشكل نادر جدًّا) | مرة في العمر |
| açılışını yapma/ilk defa olarak göstermeFrom the English "unveiling" i. | | مراسم إزاحة الستار |
son kez, son defaFrom the English "last time" z. | | آخر مرة |
| | عندما زارني أندي، لم أتوقع أن تكون آخر مرة أراه فيها. |
| ilk defa göstermekFrom the English "unveil" geçişli f. | | يكشف شيئًا/عن شيء |
| | كشف الرئيس التنفيذيّ عن خططه لتحسين سير الأعمال. |
üç kez, üç kere, üç defaFrom the English "triple" s. | | مقدار مضاعفٌ ثلاث مرات |
| | تلقى ثلاثي المذنبين جُمل شديدة اللهجة. |
bir kez daha, bir defa daha, yine, geneFrom the English "once again" z.,z. | | مرة أخرى، ثانيةً |
| | رسب في الامتحان مرةً أخرى. // نسي ابني ترتيب فراشه ثانيةً. |
bir kere daha, bir defa daha, bir kez dahaFrom the English "once more" z. | | مرة أخرى |
her sefer, her defaFrom the English "every time" z. | | كلما |
| | كلما ذهبت إلى المطعم طلبت الطبق نفسه. |
| ilk defa gösterilmekFrom the English "premiere" geçişsiz f. | | يُعرض لأول مرة |
| | سيكون العرض الأول للفيلم في عيد الميلاد. |
ayda iki kere, ayda iki defaFrom the English "bimonthly" z. | | مرتين في الشهر |
| | الاجتماع مرّتين في الشهر مضيعةٌ للوقت، لأنه ما من شيء لمناقشته كلّ أسبوعين. |
en son kez, en son defaFrom the English "last time" z. | | للمرة الأخيرة |
| | عندما رأيت جدتي للمرة الأخيرة، كانت مريضة جدًّا. |
| ilk defa çıkmakFrom the English "debut" f. | (sahneye, vb.) | يظهر لأول مرة |
son kez söylüyorum, son defa söylüyorumFrom the English "last time" ünl. | | آخر مرة، آخر تحذير |
| | أقولها لك آخر مرة: اذهب وأنجز واجباتك المدرسية! |
| | هذا آخر تحذير: اذهب وأنجز واجباتك المدرسية! |
bir kez, bir defaFrom the English "once" z. | | مرة |
| | Bu işi bir defa yapmak bana yetti. Bir daha yapmaya hiç niyetim yok. |
| | تكفي مرة واحدة. لا أريد تكرار ذلك. |