WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:

Temel Çeviriler
TürkçeArapça
boyu,
boyunca,
süresince,
boyunca,
başından sonuna kadar,
hep
From the English "throughout"
z.,z.,z.
(zaman)طيلة، طوال
 Uçaklar, gün boyu (or: boyunca) havaalanına iniş yapıyorlar.
 Bu cümle, İngilizce cümlenin çevirisi değildir. تهبط الطائرات طيلة اليوم. // تدللت "إليزابيث" كثيرًا طوال فترة طفولتها.
boyu,
boyunca
From the English "down"
edat
(yıllar, asırlar, vb.)عبر
 عبر العصور بقي الفلاسفة يبحثون عن أجوبة.
boyunca,
boyu
From the English "round"
edat
على مدار شيء
 كان يأكل البوظة على مدار السنة.
-dır,
-dir,
dur,
-dür,
boyu,
boyunca
From the English "in"
sonek,z.
(zaman)من، منذ
 لم أرك من سنين! كيف حالك؟

WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:

Bileşik Şekiller:
TürkçeArapça
ömür boyu süren,
hayat boyu devam eden
From the English "lifelong"
s.
طوال العمر، مدى العمر
 يجب اعتبار الزواج التزامًا لمدى العمر.
yıl boyu süren,
yıl boyu
From the English "yearlong"
s.,s.
طوال سنة
saatlerce,
saatler boyu
From the English "hour after hour"
z.
باستمرار، ساعة تلو الأخرى
ömür boyuFrom the English "for life" z.مدى الحياة، طوال العمر
bütün gün,
tüm gün,
gün boyu
From the English "all day"
z.,z.
طيلة اليوم، طوال اليوم
sınır/hudut çizgisi,
sınır boyu
From the English "borderline"
i.
خط الحدود
 اجتازوا خط الحدود باتجاه كندا عند الغروب تقريبًا.
sahil şeridi,
sahil boyu,
kıyı boyu
From the English "coastline"
i.
خط ساحلي
ömür boyu hapis cezası,
müebbet hapis cezası
From the English "life sentence"
i.,i.
عقوبة السجن المؤبَّد
(boyu) uzamak,
büyümek,
serpilmek
From the English "grow"
f.
يزيد، يزداد
  ينمو
 Ergenlik döneminde boyu uzayacaktır.
 سيزيد طولها في سن البلوغ.
gece boyu sürenFrom the English "all night" s.طوال الليل
bir kol boyu uzaklıktaFrom the English "at arm's length" z.على مسافة ذراع
çok uzun zaman,
bir ömür boyu
From the English "eternity"
i.,i.
الأبد
öğe boyuFrom the English "granularity" i. (bilgisayar) (في الحوسبة)حُبَيبيّة، نقاوة
iç dikiş boyuFrom the English "inseam" i.طول الدرزة الداخلية
kadran,
dalga boyu kadranı
From the English "dial"
i.
(radyoda) (للراديو)قرص
 أخذ دان يضبط القرص ليلتقط محطّة على الراديو.
ömür boyu süren,
ömürlük
From the English "lifetime"
s.,s.
مدى الحياة، مدى العمر
 الزواج هو التزام مدى العمر.
diz boyuFrom the English "knee-length" s. (etek, vb.)إلى الركبة، يصل إلى الركبة
 ارتديتُ في زفاف ماركو فستانًا يصل إلى الركبة.
dize kadar,
diz boyu
From the English "knee-length"
s.
(bot, vb.)إلى الركبة، يصل إلى الركبة
 انتعلَت جزمة تصل إلى الركبة.
ömür boyu hapis,
müebbet hapis
From the English "life"
i.
المؤبّد
  • Go to Preferences page and choose from different actions for taps or mouse clicks.
"boyu" için Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | Portekizce | İtalyanca | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Polonyaca | Romence | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | İngilizce

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.
WordReference.com
WORD OF THE DAY
GET THE DAILY EMAIL!