WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:

Temel Çeviriler
TürkçeArapça
bildirmek,
haber vermek,
uyarmak
From the English "give notice"
f.,f.,f.
يُعلِم شيئًا، يبلّغ عن شيء
bildirmek,
haber vermek,
söylemek
From the English "inform"
f.,f.,f.
يُعلِم شخصًا أن، يخبر شخصًا أن، يُبلغ شخصًا أن
 يؤسفنا أن نُعلِمك أنه تم إيقاف العمل في حسابك.
bildirmek,
haber vermek,
haberdar etmek
From the English "inform"
f.,f.,f.
يُعلِم شخصًا بشيء، يخبر شخصًا بشيء، يُبلغ شخصًا بشيء
 بوصفي كبير ضباط الشرطة، كان علي أن أبلغ الوالدين بوفاة ابنهما.
bildirmek,
haber vermek,
söylemek
From the English "make aware"
f.,f.,f.
يُحيط شخصًا علمًا، يُخبر، يُعلم، ينبّه، يُخطر، يُطلع
bildirmek,
bilgilendirmek,
bilgi vermek
From the English "notify"
f.,f.
يُبلّغ شخصًا بشيء، يُعلِم شخصًا بشيء، يُشعِر شخصًا بشيء
 كتب ماثيو رسالة يُعلم بها مديره بنيّته أن يستقيل من العمل.
bildirmek,
haber vermek,
belirtmek,
ifade etmek
From the English "announce"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
يُؤْذِن بشيء
 يؤذِن الزعفران بقدوم الربيع.
bildirmek,
haber vermek
From the English "report"
geçişli f.,f.
يبلّغ عن شيء
 سألت شركة التأمين هيلين إذا كانت قد بلّغت عن سرقة السيارة.
bildirmekFrom the English "report" f. (yetkililere, vb.)يبلّغ عن شيء
 يجب أن تبلّغ عن أيّ حادث يقع في مكان العمل.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
TürkçeArapça
bildirmek,
ifade etmek,
söylemek
From the English "have"
geçişli f.,geçişli f.
يقال، يُزعم
bildirmekFrom the English "present" geçişli f.يعرض، يقدّم
bildirmek,
açıklamak
From the English "report"
geçişli f.,geçişli f.
ينقل
bildirmekFrom the English "convey" geçişli f.ينقل شيئًا، يوحي بشيء
bildirmekFrom the English "clock" f.يلاحظ شخصًا/شيئًا، يعرف شخصًا/شيئًا
bildirmek,
ilan etmek,
haber vermek
From the English "notify"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
(resmi olarak)يسجّل شيئًا في شيء/عند شخص
bildirmek,
beyan etmek,
açıklamak,
ifade etmek
From the English "declare"
f.,f.
يعلن شيئًا
 أعلن الرئيس استقالته.
bildirmek,
haber vermek
From the English "notify"
geçişli f.
يبلّغ شخصًا أن، يُعلم شخصًا بأن
 مدير آيمي بلّغها أنها مؤهلة لنيل زيادة في الراتب.
bildirmek,
beyan etmek,
ilan etmek,
tebliğ etmek
From the English "announce"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
يعلن
  يصرح
 لم يكن من المتوقع أن تعلن ناعومي أنها لا تريد أن تحضر زفاف صديقتها.
bildirmek,
söylemek,
açıklamak
From the English "disclose"
geçişli f.
يعرض شيئًا، يكشف شيئًا
 كشف الادّعاء الدليل الذي يملكه ضد المتَّهَم.
bildirmek,
beyan etmek
From the English "pronounce"
geçişli f.
يعلن شيئًا
 أعلنت أوليفيا عن نيتها بأن تصير أول رئيسة جمهورية.
bildirmek,
ilan etmek,
duyurmak
From the English "advertise"
geçişli f.
يعلِن شيئًا، يعلن عن شيء
 لم تعلن فيرا خبر مرضها على الملأ، لذا فوجئ الجميع بخبر موتها.
bildirmek,
haber vermek
From the English "advise"
f.
(birisine birşeyi)يخبر شخصًا بشيء، يبلّغ شخصًا بشيء، يُعلِم شخصًا بشيء، يُخطر شخصًا بشيء
  ينبّه شخصًا إلى شيء
 أبلغَنا مجلس نيوكاسل البلديّ بإغلاق عدد من الطرقات.
açıklamak,
bildirmek,
tebliğ etmek
From the English "disclose"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
يعلن أن، يكشف أن
 كشفت الشركة أن الصفقة خسَّرتها مالاً.
haber vermek,
ilan etmek,
işaret etmek,
bildirmek
From the English "herald"
geçişli f.,geçişli f.
يُؤذِن بشيء
 تُؤذِن الانتخابات بحدوث تغيير سياسي كبير في البلد.
duyurmak,
ilan etmek,
bildirmek,
beyan etmek
From the English "proclaim"
geçişli f.,geçişli f.
يُعلن شيئًا
beyan etmek,
bildirmek,
açıkça söylemek,
itiraf etmek
From the English "avow"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
يعلن عن شيء
  يجاهر بشيء
haber vermek,
bildirmek
From the English "let know"
f.,f.
يُعلم، يُبلّغ، يُخطر، يُخبر
halka/umuma ilan etmek,
duyurmak,
bildirmek
From the English "publicize"
geçişli f.
يظهر شيئًا للعلن، يكشف شيئًا
haberdar etmek,
bildirmek,
bilgi vermek
From the English "apprize"
f.,f.,f.
يُعلِم شخصًا بشيء
duyurmak,
haber vermek,
bildirmek,
söylemek
From the English "tell"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
يصرّح، يعلن
 أعلن في كل المدرسة أنه يغادرها ليصبح موسيقيّ روك.
haber vermek,
bildirmek
From the English "report"
geçişli f.
ينقل
 Gazeteci, görüşmelerde yaşanan her yeni gelişmeyi anlattı.
 نقل المراسل كل تطور جديد في المحادثات.
mesaj iletmek/göndermek/yollamak,
haber vermek,
bildirmek
From the English "communicate"
geçişli f.,geçişli f.
يرسل شيئًا، يبعث شيئًا
 بعثت السفينة الغارقة رسالة استغاثة للسفن الأخرى في الجوار.
ilan etmek,
duyurmak,
bildirmek,
yaymak
From the English "trumpet"
geçişli f.
يعلن
 أعلنت الحاكمة الجديدة في مؤتمر صحفي عن فوزها.
ilan etmek,
beyan etmek,
bildirmek,
açıklamak,
ifade etmek
From the English "state"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
(aşkını, vb.)يصرّح، يعبّر
 عبّر العريس عن حبّه للعروس.
ifade etmek,
bildirmek,
belirtmek
From the English "import"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
يشير إلى، يعني
ihbar etmek,
bildirmek
From the English "report"
geçişli f.
يبلّغ شخصًا عن شيء
 İşlenen suçu polise ihbar etti.
 بلّغت الشرطة عن الجريمة.
ikazda bulunmak,
duyurmak,
bildirmek
From the English "warn"
f.,f.
ينبّه
açıklamak,
bildirmek,
ifşa etmek,
söylemek
From the English "spring"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
يعلن شيئًا لشخص
ilan etmek,
bildirmek
From the English "vote"
geçişli f.,geçişli f.
يعتبر، يصنّف

WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:

Bileşik Şekiller:
TürkçeArapça
önceden haber vermek,
önceden bildirmek
From the English "forewarn"
geçişli f.,geçişli f.
ينبّه شخصًا مسبقًا، يبلّغ شخصًا مسبقًا
fiyat vermek,
fiyat bildirmek
From the English "quote"
geçişli f.
يعرض
 Satıcı bir fiyat verdi.
 عرض البائع سعرًا.
vahyetmek,
vahiyle bildirmek
From the English "reveal"
geçişli f.
(din)يكشف، يعلن
  • Go to Preferences page and choose from different actions for taps or mouse clicks.
"bildirmek" için Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | Portekizce | İtalyanca | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Polonyaca | Romence | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | İngilizce

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.
WordReference.com
WORD OF THE DAY
GET THE DAILY EMAIL!