WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:
Temel Çeviriler |
healing n | (of body) | iyileşme, sağlığa kavuşma, şifa bulma i. |
| The faith healer tried to perform a healing on the sick child. |
healing adj | (aiding recovery) | iyileştirici s. |
| | tedavi edici s. |
| | şifalı s. |
| This plant is said to have healing properties. |
WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:
Temel Çeviriler |
heal⇒ vi | (injury: get better) | iyileşmek, şifa bulmak geçişsiz f. |
| (yara) | kapanmak f. |
| Your broken bone should take about six weeks to heal. |
heal vi | (person: recover) (hasta) | iyileşmek geçişsiz f. |
| After radiation therapy the patient healed. |
heal [sb/sth]⇒ vtr | (restore health) | iyileştirmek, sağlığına kavuşturmak geçişli f. |
| The vet tried to heal the ailing lamb. |
Ek Çeviriler |
heal [sth]⇒ vtr | figurative (reconcile) (mecazlı) | uzlaştırmak, barıştırmak geçişli f. |
| After the war, many wanted to heal old divisions. |