|
|
Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir. WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026: Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir. | Temel Çeviriler |
veya, ya daFrom the English "or" bağ. | | أو |
| | الجزر معروفة باسم "فوكلند"، أو "لاس إيزلاس مالفيناس". |
veya, ya daFrom the English "or" bağ. | | أو |
| | عليك إما الاتصال به أو بعث رسالة إلكترونية إليه. |
veya, ya daFrom the English "or" bağ. | (düzeltme) (للتصحيح) | بل |
| | لا أحب القهوة. بل أحبها ولكن فقط إذا كانت خفيفة جدًّا. |
veya, ya daFrom the English "or" bağ. | | أو |
| | سأعود بعد دقيقتين أو ثلاث. |
yoksa, veya, ya daFrom the English "or" bağ,bağ | | أو |
| | Yeşil olanını mı istersiniz yoksa mavi olanını mı? |
| | أتريد الأخضر أو الأزرق؟ |
WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026: Bileşik Şekiller:
|
tekrarlanabilir, müstehcen veya çirkin olmayanFrom the English "repeatable" s.,s. | (söz, vb, mecazlı) | غير فاحش، غير مسيء |
Kuzey veya Güney kutbu ile ilgili, kutba aitFrom the English "polar" s. | | قطبي |
eninde sonunda, er geç, er veya geç, er ya da geçFrom the English "sooner or later" z. | | عاجلاً أم آجلاً |
| (vücuda eklemle bağlı uzuv) kol veya bacakFrom the English "limb" i. | | طرف |
| | كانت أطراف بن تؤلمه بعد التمارين التي قام بها أمس. |
güzel/hoş/çekici kadın veya kız, dilberFrom the English "belle" i.,i. | | حسناء، فاتنة |
reşit olmayan bir kızla zorla veya kendi rızasıyla cinsel ilişkide bulunma, kanunen tecavüz, ırza geçmeye teşebbüsFrom the English "statutory rape" i.,i.,i. | | مجامعة قاصر |
| çok alkış alan oyuncu veya gösteriFrom the English "showstopper" | | أداء باهر |
| Not: Bu terimin Türkçe'de tam karşılığı yoktur. | | suçlu veya suçsuz olduğuna karar vermekFrom the English "return a verdict" f. | (jüri, mahkeme) | يتوصل لقرار |
| geçmişten gelen fikir veya haraketFrom the English "legacy" i. | | مخلَّف |
| | Toprak sahibi olma arzusu, derebeylikler zamanından kalma bir harekettir. |
| | إن رغبتهم في شراء الأراضي هي من مخلّفات الأزمنة الإقطاعية. |
(tahta veya metal) pano, levhaFrom the English "panel" i.,i. | (من الخشب أو المعدن) | لوح |
| | رُكِّبت ألواح على الجدران لتخفيف الضجيج. |
tedarikçi, tedarik eden/sağlayan kişi veya grupFrom the English "provider" i. | (خدمة) | مُزَوِّد |
| | اتصل نيل بمزوِّد خدمة الإنترنت بشأن مشكلة في اتصاله بالإنترنت. |
| zararlı küçük hayvan veya böcekFrom the English "pest" i. | | آفة، حيوان ضار |
| | تُعتبر الجرذان آفات لأنها تنقل الأمراض. |
| el veya kol ile yapılan faulFrom the English "knock on" i. | (ragbi) (مخالفة في الرغبي) | يحرك الكرة إلى الأمام باليد |
hangisi olursa, biri veya diğeriFrom the English "whichever" | | أيّما |
| | ستدفع رسومًا أيّما كان المصرف الذي تتعامل معه. |
| bir kuruluşun sahibi veya yöneticisiFrom the English "operator" i. | | مالك |
| | | مدير |
(belli bir amaç veya topluluk için) ayrılmış bölge/arazi, doğal koruma alanıFrom the English "reservation" i.,i. | | مَحْمِيّة |
| | هذه محمية للأميركيين الأصليين. |
| ahududu veya böğürtlenin sap kısmıFrom the English "cane" i. | | ساق العليق |
| | تنمو حبّات العليق على ساق. |
| özgün kelime veya isimFrom the English "placeholder" i. | | رمز، حرف |
| yukarı veya aşağı doğru ayarlamakFrom the English "ratchet" geçişli f. | | يعدّل شيئًا بمفتاح بسقّاطة |
(işi, vb. iyi veya kötü) yapmakFrom the English "fare" f. | (بشكل حسن أو سيئ) | تجري به الأمور، يكون وضعه، يبلي |
| | ساءت الحال في البلدة خلال الجفاف، ولذا يحتاجون إلى المساعدة ليمرّ عليهم الشتاء. |
| halka veya kangal şeklinde dolamak/sarmakFrom the English "coil" f. | | يلتفّ |
| | التفّت الأفعى واستعدّ للانقضاض. |
| (gruplar arasında) tampon vazifesi gören kişi veya şeyFrom the English "buffer" i. | | منسق، وسيط |
(belli bir amaç veya topluluk için) ayrılmış bölge/arazi, korunmaya alınan arazi/alanFrom the English "reserve" i.,i. | | محمية |
| | يعيش الأميركيون الأصليون في محمية. |
| hava/deniz haritası veya grafiğiFrom the English "plot" i. | (سفينة أو طائرة) | خريطة مسار |
| dört veya altı koşuFrom the English "boundary" i. | (kriket) (في الكريكيت) | هدف حدود الملعب |
|
|