Bileşik Şekiller:
|
cılız, uzun ve zayıf, çırpı gibiFrom the English "spindly" s.,s.,s. | (gündelik dil) | نحيل، هزيل |
yahni, güveç, et ve sebzeli sulu yemek, türlüFrom the English "stew" i.,i.,i. | | يخنة |
| | يعدّ توم يخنة على العشاء. |
beze, (yumurta akı ve şeker karışımı) merengFrom the English "meringue" i.,i. | (حلوى من بياض البيض) | ميرينغ |
frak, smokin ve beyaz papyondan oluşan resmi erkek kıyafetiFrom the English "white tie" i.,i. | | بدلة رسمية للسهرات |
AHÖKM, Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol MerkeziFrom the English "ECDC" i.,i. | | المركز الأوروبي للوقاية من الأمراض ومكافحتها |
lüks, üst, pahalı ve kaliteliFrom the English "high-end" s.,s.,s. | | فَاخِر، فَخْم، عالي المُسْتَوَى |
| | | باهِظ الثَمَن |
| | أعمل في محل ملابس فاخر، لا نبيع شيئًا يَقِلُّ ثَمَنُهُ عن مائة دولار. |
zorlamasız, kolay, rahat ve akıcıFrom the English "glib" s.,s.,s. | | ذلِق، طلق اللسان |
kısaca, kısa ve öz bir şekildeFrom the English "shortly" z.,z. | | باقتضاب، بإيجاز |
| | خاطب المتحدث الحضور باقتضاب. |
kısaca, kısa ve öz bir şekildeFrom the English "tersely" z.,z. | | باِيجاز، على نحوٍ مقتضب، باِقتضاب |
dipnotlar, ek bilgi, şartlar ve koşullarFrom the English "print" çoğ. i.,i.,çoğ. i. | | أسطر، نص |
ümitsiz, çaresiz, çaresizliğe kapılmış, herşeyi göze almış, ümitsizlikten ve çaresizlikten gözü dönmüşFrom the English "desperate" s.,s. | (kişi) (بحاجة للمساعدة) | بائس، بحالة بائسة |
| | الناس في ذلك البلد الذي تضربه المجاعة هم بحالة بائسة. |
küçük ve önemsiz, cüziFrom the English "petty" s. | | صغير، تافه |
| | سئم بول من سماع شكاوى مارتن التافهة. |
(saç) yumuşak ve parlak, pırıl pırılFrom the English "sleek" s. | | أملس، ناعم |
| | أحبّت ليندا شعر الهرة الناعم. |
sıcacık, rahat ve sıcakFrom the English "snug" s. | | مستكنّ |
| | (في بعض المناطق) | مكنكن |
| | كان الطقس سيئًا جدًّا في الخارج، أما مارك فجلس مستكنًّا أمام الموقد. |
| çılgın ve komikFrom the English "wacky" s. | | غريب ومضحك |
| | حصل معي أمر غريب ومضحك في طريقي إلى العمل هذا الصباح. |
| kıskanç ve kontrolcüFrom the English "possessive" s. | (kişi) | تملّكي |
kısa, az ve öz, muhtasarFrom the English "concise" s. | | موجز، مختصر، مقتضب |
(kıyafet) zevksiz, cafcaflı, aşırı süslü ve zevksiz (kıyafet)From the English "tawdry" s.,s. | | رخيص، رديء النوع |
| (eski Yunan ve Roma tarzı) klasikFrom the English "classical" s. | (مرتبط باليونان أو روما القديمتين) | كلاسيكيّ |
kuvvet ve enerji gerektiren, güç, ağır, yorucuFrom the English "strenuous" s.,s.,s. | | شاق، عنيف |
| | لا تبدأ بتمارين شاقة بعد المرض مباشرة. |
kısa boylu ve zayıf, minyon (kadın, kız), ufak tefekFrom the English "petite" s.,s. | | صغيرة القدّ |
çok uzun boylu ve zayıf, sırık gibiFrom the English "lanky" s. | | طويل نحيل |
kısa, az ve öz, özlüFrom the English "pithy" s.,s. | | مباشر، يصيب الهدف |
| pis ve durgun/kokuşmuşFrom the English "stagnant" s. | (su) | راكد |
| | يجب عدم شرب الماء الراكد. |
az ve öz, özlüFrom the English "terse" s.,s. | | موجز، مقتضب |
idealist ve romantik, donkişotvariFrom the English "quixotic" s. | | وهميّ، حالِم |
| tıknaz ve sağlam yapılıFrom the English "stocky" s. | | قوي البنية، منتفخ الصدر |
kısa ve şişman, tıknazFrom the English "dumpy" s. | | بدين وقصير |
kısa ve kalın, küt, kütük gibiFrom the English "stubby" s. | | قصير وغليظ |
hoş, güzel, (hava) yumuşak ve ılıkFrom the English "balmy" s.,s. | | معتدل |
kardiyovasküler, kalp ve damar (hastalıkları, vb.)From the English "cardiovascular" s. | | قلبيّ وعائيّ |
| | (مضاف إليه) | القلبِ والأوعيةِ |
yaşlı ve güçsüz, kuvvetten düşmüş, eli ayağı tutmayanFrom the English "decrepit" s. | | هَرِم، عاجز |
terbiyesiz, kaba, kaba saba, düzeni bozan/gürültücü ve kavgacı, itaatsizFrom the English "disorderly" s.,s.,s. | | مُخِلّ بالنظام، مشاغب، فوضويّ |
kısa ve öz, özlüFrom the English "succinct" s.,s. | | وجيز، مقتضب |
| ince ve seyrekFrom the English "wispy" s. | (saç, vb.) | خفيف |
| güzel ve biçimli kalçaları olanFrom the English "callipygian" tamlama s. | | بأرداف جميلة |
| | Roma'daki tüm müzeler, güzel ve biçimli kalçaları olan, neredeyse kusursuz kadın ve erkek heykelleri ile doludur. |
az konuşan, kısa ve öz, özlü, vecizFrom the English "laconic" s.,s.,s.,s. | (kişi) | موجِز، مقتضِب |
| ince ve uzun bacaklıFrom the English "rangy" s. | | مديد القامة، ممشوق |
| yakın ve uzakFrom the English "near and far" s. | | قريب وبعيد |
az ve öz, kısa ve özFrom the English "short and sweet" s. | | موجز، مختصر |
trans olmayan, natrans, biyolojik ve toplumsal cinsiyeti aynı olanFrom the English "cis" s.,s. | (ليس متحولاً جنسيًّا) | متوافق الجنس |
ailesi ölmüş, öksüz ve yetimFrom the English "orphaned" s.,s. | | يتيم، مُيَتَّم |
| kaslı ve fitFrom the English "ripped" s. | | مفتول العضلات |
| | واضح جدًّا أن "دين" يتمرَّن كثيرًا، فهو مفتول العضلات. |
vb (ve benzeri), vs (vesaire)From the English "etc" kıs | | إِلَخْ،إِلَى آخِرِهِ |
| ve benzeri şeylerFrom the English "and whatnot" i. | | وما شابه، وما إلى ذلك |
ve benzeri/diğerleri, vesaireFrom the English "and so on" z.,z. | | وهلم جرًّا، وما إلى ذلك |
| hastalıkta ve sağlıktaFrom the English "in sickness and in health" z. | | في السراء والضراء، في الصحة وفي المرض |
açık ve net, açık seçikFrom the English "loud and clear" z. | | بوضوح |
şimdi ve sonsuza dek, her zamanFrom the English "now and forever" z. | | إلى الأبد |
ve ark., ve arkadaşları, ve diğerleriFrom the English "et al" | (kıs.) | وآخرون |
ve aksi, tersine, aksinde de aynıFrom the English "vice versa" z.,z. | | والعكس بالعكس |
kısa ve öz bir şekilde, çabucak, hemen, derhalFrom the English "summarily" z.,z.,z. | | بسرعة، بشكلٍ عاجل، فورًا |
| ancak ve ancakFrom the English "if and only if" z. | | وإنما بشرط |
ilgi ve yeteneklerine uygun, kabiliyetlerine uygun, biçilmiş kaftanFrom the English "up your alley" s.,i. | | من النوع الذي يعجبك |
| | (في بعض المناطق) | على ذوقك |
ve benzeri, ve bunlar gibiFrom the English "and the like" | | وما شابه |
refah, rahat, sağlık ve mutlulukFrom the English "welfare" i. | | خير، سلامة |
| | | رفاه |
| | Çocuklarımın refahı konusunda endişeliyim. |
| | أنا قلق على سلامة الأطفال. |
(çilek, dut, ağaç çileği, vb.) küçük ve yumuşak meyve, dutsu meyveFrom the English "berry" i. | | ثمرة لبيّة، ثمرة عنبيّة |
| | كثيرًا ما يقطف الأطفال الثمار العنبيّة في الصيف. |
sıkıcı ve güç iş, angaryaFrom the English "chore" i. | | عمل مضجر، عمل ممل |
| | حلّ المسائل الحسابية عمل مضجر. |
| (yüzde) cildin/tenin rengi ve görünümüFrom the English "complexion" i. | | بشرة |
| | | ملامح وجه |
| | ⓘBu cümle, İngilizce cümlenin çevirisi değildir. لديها بشرة سمراء. |
| | كان المزارع أحمر الوجه وبملامح قاسية بسبب عمله سنين طويلة تحت الشمس. |
(TV, radyo) bir konuya/habere ayrılan yer ve zaman, haber yayınıFrom the English "coverage" i.,i. | (مجازي) | تغطية |
| | تقدّم هذه المحطة الإذاعية أفضل تغطية للمسائل التربوية. |
süt ve yumurtadan yapılan bir tatlı, muhallebi, koyu kremaFrom the English "custard" i.,i.,i. | (في بعض المناطق) | كستردة |
| | (في بعض المناطق) | كاستر |
| | كانت التحلية كرمبل بالتفاح مع الكستردة. |
zarif ve kibar kadın, hanımFrom the English "dame" i. | | سيدة أنيقة |
| (kas ve diğer yumuşak dokular) etFrom the English "flesh" i. | | لحم |
| | فصل الجزّار اللحم عن عظم الحيوان. |
birbiriyle kesişen yatay ve dikey çizgiler sistemi, gridFrom the English "grid" i. | | شبكة |
| | استخدمت جيسكا الشبكة الموجودة على الخارطة لتعرف المسافة المتبقية عليهم. |
ani ve sert esen rüzgâr, kuvvetli rüzgârFrom the English "gust" i. | | عصفة، هبّة |
| | كادت كايتي تقع أرضًا بسبب هبّة ريح مفاجئة. |
hademe, temizlik ve tamir işleriyle görevli memurFrom the English "janitor" i. | | حاجب، بواب |
| | وجد دان عملاً كبوّاب في مبنى مكاتب محلي. |
| (Hristiyanlıkta Paskalya öncesi yapılan ve kırk gün süren) Büyük PerhizFrom the English "Lent" i. | (في المسيحية) | الصوم |
| | قرَّرت مونيكا عدم شرب الكحول خلال الصوم. |
| taş ve tuğlaFrom the English "masonry" i. | | حجارة بناء |
panik hissi, ani ve şiddetli korku hissiFrom the English "panic" i. | | هَلَع، ذُعر |
| | استولى الذعر على تانيا عندما رأت عنكبوتًا كبيرًا. |
uzun ve kalın tahta, kalasFrom the English "plank" i. | | لوح خشبي |
| | أرضية الحظيرة مصنوعة من ألواح خشبية. |
dar açıklık, dar aralık/yarık, dar ve uzun delikFrom the English "slit" i. | | شقّ، فتحة |
| | باستطاعة كريس أن يرى حديقة جاره من خلال فتحة في السياج. |
| zor ve uzun yolculuk/seyahatFrom the English "trek" i. | | رحلة، رحلة طويلة |
| | اشتملت رحلة إدوارد الطويلة على كل أنحاء أوروبا. |
| sulu ve iştah kaçırıcı görünümde olan yemekFrom the English "slop" i. | (غير شهي) | طعام مائع |
| uzun ve sivri uçlu çatıFrom the English "spire" i. | | سقف مدبب، قمة مستدقة |
| | تستطيع أن ترى في الأفق القمم المدببة لدار البلدية. |
çiğ balık ve pirinçle yapılan Japon yemeği, suşiFrom the English "sushi" i. | (أكلة يابانية) | سوشي |
| | هل نخرج لأكل السوشي الليلة؟ |
dar ve hafif sandal, kanoFrom the English "canoe" i. | (قارب بمجاديف) | زورق |
manikür, el ve tırnak bakımıFrom the English "manicure" i. | | تدريم الأظافر |
(nehirde) çamur ve kum tabakası, alüvyonFrom the English "silt" i. | | غِرْيَن، طمي |
yazılı ve yeminli ifade, yazılı ve yeminli beyanFrom the English "affidavit" i. | (hukuk) | إقرار مكتوب مشفوع بقسم |
| | | إفادة مكتوبة مشفوعة بقسم |
| | | تقرير مكتوب مشفوع بقسم |
| | شكّك القاضي مارشال بصحّة الإقرار المكتوب المشفوع بقسم. |
| | شكّك القاضي مارشال بصحّة الإفادة المكتوبة المشفوعة بقسم. |
| | شكّك القاضي مارشال بصحّة التقرير المكتوب المشفوع بقسم. |
(karbon, oksijen ve hidrojen içeren) organik bileşikFrom the English "carbohydrate" i. | | كربوهيدرات |
kısa ve ince tüy, ayva tüyüFrom the English "fuzz" i.,i. | | زغب، وبر |
| | | زئبر، وبر |
kısa ve eğlenceli hikâye, fıkra, anekdotFrom the English "anecdote" i. | | نادرة، طرفة |
| dikenli ve yapışkan tohum kabuğuFrom the English "burr" i. | (جزء شائك من نبتة) | غلاف شوكيّ |
| | كان غلاف شوكيّ عالقًا في ذيل الهرّ. |
yassı ve yuvarlak nesne, diskFrom the English "disk" i. | | قرص |
Ekonomik ve Parasal Birlik, EPBFrom the English "EMU" i.,i. | | الاتحاد النقدي الأوروبي |
| (zencilerinki gibi) kıvırcık ve kabarık saç modeliFrom the English "fro" i. | (resmi olmayan dil, kıs) | قَصّة شعر إفريقية |
| ince ve şeffaf kumaşFrom the English "gossamer" i. | | قماش رقيق |
davetsiz misafir, bir yere davetsiz ve zorla giren kimseFrom the English "intruder" i.,i. | | دخيل |
| günah çıkarma ve kefaret ayiniFrom the English "penance" i. | | كفارة |
| düz ve büyük tabakFrom the English "platter" i. | | طبق |
dar ve derin vadi/koyak, geçit, boğazFrom the English "ravine" i.,i. | | إفجيج، مسيل |
| | كان المَسيل يُقصد للسباحة. |
uzun ve sıkıcı nasihat, klişe, basmakalıp söz, beylik lafFrom the English "homily" i.,i. | | قول مُبتذل، كلام مستنسخ |
kısa ve tekrar eden nota grubu, riffFrom the English "riff" i. | (müzik) | عبارة موسيقية متكررة، لازمة موسيقية |
uzun ve ücretli izin, maaşlı izinFrom the English "sabbatical" i. | | إجازة تفرُّغ |
| ucuz ve eski apartmanFrom the English "tenement" i. | | مبنى شققي |
çığ, dağdan aşağı kayan kar ve buz kütlesiFrom the English "avalanche" i. | | هُيار، انهيار ثلجي |