WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:

Temel Çeviriler
TürkçeArapça
toplamak,
biriktirmek
From the English "gather"
geçişli f.,geçişli f.
يجمع
 Tatil anısı olarak deniz kabuğu topladı.
 جمعت بعض الأصداف كذكرى لأيام عطلتها.
toplamakFrom the English "muster" geçişli f. (cesaret, vb.)يستجمع شيئًا
 استجمع بوب شجاعته وتقدَّم.
toplamak,
derlemek
From the English "collate"
f.,f.
(bilgi, vb.)يجمع
toplamakFrom the English "muster up" f. (cesaretini, vb.)يستجمع شيئًا
toplamak,
tahsil etmek
From the English "collect"
geçişli f.,geçişli f.
(ödeme, para, vb.)يحصّل
 Gazeteci çocuk, kendisine ödenecek parayı topladı.
 حصّل موزع الجرائد الصغير المبلغ المستحقّ له.
toplamak,
yığmak
From the English "gather"
geçişli f.,geçişli f.
يلم، يجمع
 جمعنا أوراق الشجر في كومة.
toplamakFrom the English "muster" geçişli f. (asker, birlik)يحشد شخصًا/شيئًا
 حشد الرقيبُ جنودَه.
toplamak,
bir araya getirmek
From the English "pull together"
f.,f.
يجمع شيئًا/أشخاصًا
toplamakFrom the English "summon up" f. (cesaret, vb.) (شجاعة)يستجمع شيئًا
toplamakFrom the English "pluck up" geçişli f. (cesaretini, vb.) (جرأة، شجاعة)يستجمع شيئًا
toplamakFrom the English "pick" geçişli f. (çiçek, vb.)يقطف شيئًا
 يحب تشارلي أن يقطف الزهور لحبيبته.
toplamak,
biriktirmek
From the English "collect"
f.,f.
يراكم، يجمع
 هذا الأثاث يجمّع الغبار.
toplamak,
bulup getirmek
From the English "scavenge"
geçişli f.,geçişli f.
يلمّ، يجلب
toplamak,
bir araya getirmek
From the English "gather"
geçişli f.,geçişli f.
(bilgi)يجمع
 تجمع وكالات المخابرات معلومات أكثر فأكثر حول ما نفعله على الإنترنت.
toplamakFrom the English "collect" geçişli f. (bilgi, veri, haber)يجمع
  يلمّ
 جمعت كل ما استطاعت جمعه من معلومات حول هذا الموضوع.
toplamakFrom the English "gather" geçişli f. (meyve, çiçek, vb.)يقطف
 قطفت بعض ثمرات الفراولة البرية لآكلها.
toplamak,
düzenlemek,
derleyip toplamak
From the English "tidy"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
يرتب شيئًا
 رتّب غرفتك فورًا!
toplamak,
biriktirmek
From the English "get together"
f.,f.
يجمع
toplamakFrom the English "get up" f. (cesaretini, vb.)يستجمع
toplamakFrom the English "gather" geçişli f. (ürün, mahsul)يجني
  يحصد
 جمعوا البطاطا بأيديهم.
toplamakFrom the English "recover" f. (لإعادة التدوير)يجمع
 تجمع الشركة النفايات وتحوّلها إلى أشياء مفيدة.
toplamakFrom the English "summon" geçişli f. (cesaret, güç) (قوة، شجاعة)يستجمع شيئًا
 أراد غاريث أن يستسلم، لكنه عاد واستجمع الإرادة ليواصل التقدم.
toplamak,
bir araya getirmek
From the English "rally"
geçişli f.,geçişli f.
(destek için)يجمع، يحشد
 جمع أوليفر كل أصدقاء جويس لمساعدتها.
toplamakFrom the English "collect" geçişli f. (yardım, bağış)يجمع
 وقف هناك طيلة النهار، حاملاً علبة التبرعات، لجمع المال لأجل المشرّدين.
toplamakFrom the English "raise" geçişli f. (para)يجمع
 Yardım kurumu için beş bin dolar topladık.
 جمعنا خمسة آلاف دولار للأعمال الخيرية.
toplamak,
kaldırmak
From the English "clear"
f.,f.
(masa, vb.)يرفع الأطباق عن شيء
  ينظّف شيئًا
 بعدما انتهت العائلة من تناول الطعام، طلبت والدة "توم" منه أن يرفع الأطباق عن المائدة.
 بعدما انتهت العائلة من تناول الطعام، طلبت والدة "توم" منه أن ينظّف المائدة.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
TürkçeArapça
toplamak,
kaldırmak
From the English "clear"
geçişli f.,geçişli f.
(masayı)ينظف المائدة
toplamakFrom the English "raise" geçişli f.يحشد
 حاول الحزب حشد تأييد الناخبين له.
toplamakFrom the English "harvest" geçişli f. (organ, vb.)يقطف، يأخذ أعضاء
toplamakFrom the English "add" geçişli f. (matematik)يجمع شيئًا مع شيء، يجمع شيئًا وشيئًا
toplamakFrom the English "harvest" geçişli f.ينتج
toplamak,
elde etmek
From the English "harvest"
geçişli f.,geçişli f.
(veri, vb.)يجمع
toplamak,
toplamını almak
From the English "add"
geçişli f.
(matematikte)يجمع
 Sayıları toplamak için hesap makinesi kullanacağım.
 سأستخدم آلة حاسبة لجمع الأعداد.
toplamak,
derleyip toplamak
From the English "declutter"
f.
يرتّب شيئًا، ينظّف شيئًا
 يمكن أن تزيد إنتاجيتك حين ترتّب مكتبك.
toplamak,
bir araya getirmek
From the English "gather up"
f.
يجمع شيئًا، يجمّع شيئًا
toplamak,
toparlamak,
düzenlemek
From the English "clear up"
geçişli f.,geçişli f.
يرتّب شيئًا
toplamak,
derleyip toplamak
From the English "declutter"
f.
يرتّب، ينظّف
 كان منزل جانيس بحالة يُرثى لها، فرأت أنه لا بد من ترتيبه فورًا.
toplamak,
toparlamak
From the English "sum up"
f.
(konuyu, vb.)يلخّص، يقدّم تلخيصًا
toplamak,
bir araya getirmek
From the English "muster up"
f.
يجمع أشياء/أشخاصًا، يحشد أشياء/أشخاصًا
toplamak,
toplamını bulmak
From the English "total"
geçişli f.
يجمع شيئًا
 إذا جمعت كل المبالغ فستصل إلى مبلغ كبير من المال.
toplamak,
toplamını almak,
yekûn çıkarmak
From the English "sum"
f.
يجمع
biriktirmek,
toplamak,
yığmak
From the English "accumulate"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
يُراكِم شيئًا، يجمّع شيئًا
 جمّع آلاف الكتب خلال حياته.
sarmak,
toplamak,
dürmek
From the English "furl"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
يلف شيئًا
kapatmak,
toplamak
From the English "confine"
f.,f.
(bir yere)يحصر شيئًا في/بشيء
 حصر المزارع الخراف في حقل صغير واحد.
biriktirmek,
toplamak
From the English "accrue"
geçişli f.,geçişli f.
يجمع، يَقتني
 جمعت جدتي تشكيلة واسعةً من الطوابع والعملات خلال حياتها.
düzenlemek,
toplamak
From the English "pack up"
f.,f.
يوضّب شيئًا
biriktirmek,
toplamak,
yığmak
From the English "notch up"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
يحقّق
temizlemek,
toplamak,
derleyip toplamak
From the English "clean"
geçişli f.,geçişli f.
(oda, vb.)يرتب
 رتّب غرفتك وضع ملابسك في مكانها!
kaldırmak,
toplamak
From the English "clean"
f.,f.
يزيل شيئًا عن شيء، يرفع شيئًا عن شيء
 أتى النادل ورفع الأطباق عن المائدة.
biriktirmek,
toplamak
From the English "compile"
geçişli f.,geçişli f.
يجمع
kopyalamak,
almak,
toplamak
From the English "scrape"
f.,f.,f.
(veri) (ينسخ بيانات موقع على الإنترنت)يستخرج شيئًا
toparlamak,
toplamak,
kaldırmak,
ortadan kaldırmak
From the English "clear away"
f.,f.,f.
يرفع شيئًا، يزيل شيئًا
yerine yerleştirmek,
toplamak
From the English "tidy away"
f.,f.
يضع شيئًا في مكانه
toplantıya çağırmak,
bir araya getirmek,
toplamak
From the English "convene"
f.,f.,f.
يعقد شيئًا
  يجتمع بأشخاص
 عقد الرئيس اجتماعًا مع أعضاء المجلس.
bir araya getirmek,
toplamak
From the English "assemble"
geçişli f.,geçişli f.
يجمع، يحشد
 جمعت مارني من الآن فريقًا يشارك في السباق الخيريّ السنة المقبلة.
düzene sokmak,
düzenlemek,
toplamak
From the English "sort out"
f.,f.,f.
يرتّب شيئًا، ينسّق شيئًا
 يلزم أن يرتّب ابني ملابسه في الخزانة.
biriktirmek,
toplamak,
istiflemek
From the English "hoard"
geçişli f.,geçişli f.
يعاني عقدة تجميع
 استُدعي استشاريّ عندما صار من الواضح أنه يعاني عقدة تجميع أشياء.

WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:

Bileşik Şekiller:
TürkçeArapça
gagalamak,
gagayla toplamak
From the English "peck"
geçişli f.,geçişli f.
(kuş) (الطائر)ينقر
 يبدو أن الحمام لا يتوقف عن النقر.
odaklanmak,
dikkatini toplamak
From the English "drill down"
geçişsiz f.,f.
(mecazlı)يركِّز
kafasını toplamakFrom the English "collect your thoughts" f. (mecazlı) (تعبير مجازي)يرتب أفكاره
yatağı toplamak/düzeltmekFrom the English "make a bed" f.يرتب السرير
yatağını toplamak/düzeltmekFrom the English "make your bed" f.يرتب الفراش
para toplamakFrom the English "raise money" f.يجمع تبرعات
(dinlenip) gücünü/kuvvetini toplamakFrom the English "recharge your batteries" f. (mecazlı) (مجازي)يشحن طاقته
  يسترخي، يستريح
 كنت بحاجة فعلاً إلى تلك الإجازة لأشحن طاقتي.
tüm ilgiyi/dikkatleri üzerine toplamakFrom the English "steal the show" f.يخطف الأبصار
 في حفل الأوسكار لعام 2010 خطف فيلم "ذا هارت لوكر" الأبصار.
para toplamak,
yardım/bağış toplamak
From the English "fundraise"
geçişsiz f.
يجمع التبرعات المالية
toplamak/toplamını çıkarmakFrom the English "add up" f.يجمع
 يتعلم الأولاد الجمع.
ortalığı toplamakFrom the English "tidy up" f.يرتب المكان
(toplantıya,
vb.) çağırmak,
bir araya getirmek,
bir araya toplamak
From the English "convene"
geçişli f.,geçişli f.
يدعو لعقد شيء
 دعا إلى عدق اجتماع للجنة المالية في الأسبوع المقبل.
antoloji haline getirmek,
antolojide toplamak
From the English "anthologize"
geçişli f.,geçişli f.
يجمع مقتطفات أدبية، يجمع مختارات أدبية
delil toplamak,
kanıt toplamak
From the English "gather evidence"
f.
يجمع الأدلة
tırmıkla toplamakFrom the English "rake up" geçişli f. (بمدمّة)يكنس شيئًا
beğenilmek,
beğeni toplamak
From the English "go down well"
f.
يلاقي استحسانًا
vergi koymak,
vergilendirmek,
vergi toplamak
From the English "levy"
f.,f.
يجبي شيئًا، يحصّل شيئًا
 كانت الحكومة تجبي الضرائب في أول كل سنة.
azar azar toplamakFrom the English "glean" geçişli f.يجمع شيئًا
sürüyü toplamakFrom the English "corral" geçişli f.يجمع، يزرب
oy toplamakFrom the English "canvass" f.يجوب على أشخاص
yeniden toplamak/gruplamak,
yeniden yapılandırmak
From the English "regroup"
geçişli f.,geçişli f.
يعيد حشد أشخاص
bir araya toplamakFrom the English "bring together" geçişli f.يجمع
derleyip toplamakFrom the English "smarten up" f.يرتب، يحسن مظهر
istiridye toplamakFrom the English "clam" f.يصيد البطلينوس
 هذا الشاطئ هو المكان الأمثل لصيد البطلينوس.
güç toplamakFrom the English "dig deep" f.يستجمع قوته لشيء، يستجمع قدراته لشيء
ekin toplamakFrom the English "glean" geçişli f. (في الزراعة)يلتقط، يلقط، يجمع اللقاط
  • Go to Preferences page and choose from different actions for taps or mouse clicks.
"toplamak" için Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | Portekizce | İtalyanca | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Polonyaca | Romence | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | İngilizce

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.
WordReference.com
WORD OF THE DAY
GET THE DAILY EMAIL!