|
|
Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir. WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026: Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir. | Temel Çeviriler |
azarlamak, paylamak, fırça atmak, fırça çekmek, fırçalamakFrom the English "have words with" f.,f.,f. | | تحدّث مع شخص، تكلّم مع شخص، يلوم شخصا، يوبّخ شخصا |
azarlamak, paylamakFrom the English "upbraid" geçişli f.,geçişli f. | | يؤنِّب شخصًا، يوبِّخ شخصًا |
azarlamak, paylamak, fırça atmak, fırça çekmek, fırçalamakFrom the English "rebuke" geçişli f.,geçişli f.,f. | | يوبخ شخصًا، ينتهر شخصًا |
| | وبَّخ جون ابنه بعدما سئم من كثرة عصيانه. |
azarlamak, paylamak, ağzının payını vermekFrom the English "tell off" f.,f.,f. | | يوبّخ شخصًا، يؤنّب شخصًا |
azarlamak, paylamakFrom the English "admonish" f.,f. | | يوبّخ، يؤنّب شخصًا على شيء |
azarlamak, paylamak, fırça çekmek, fırça atmak, çıkışmakFrom the English "chide" f.,f.,f.,f. | | يوبخ شخصًا على شيء، يؤنب شخصًا على شيء |
azarlamak, paylamak, fırçalamak, fırça atmak, fırça çekmekFrom the English "reprimand" geçişli f.,geçişli f.,f. | | يؤنّب، يوبّخ |
azarlamak, paylamak, fırça atmak, haşlamakFrom the English "upbraid" geçişli f.,geçişli f.,geçişli f. | (birisini bir şey yüzünden) | يوبّخ شخصًا على شيء |
azarlamak, paylamak, fırça çekmekFrom the English "tick off" f.,f.,f. | | يوبّخ |
çıkışmak, azarlamak, paylamakFrom the English "upbraid" geçişli f.,geçişli f.,geçişli f. | | يوبّخ شخصا على عمل شيء |
| | وبّخ المعلّم "جيني" على فشلها في تعلُّم جداول الضرب. |
azarlamak, paylamak, fırça çekmek, fırçalamakFrom the English "chastise" f.,f.,f. | | يؤنب شخصًا على شيء، يوبخ شخصًا على شيء |
azarlamak, paylamakFrom the English "pull up" f.,f. | | يوبّخ شخصًا |
azarlamak, paylamakFrom the English "pull up" f.,f. | | يوبّخ شخصًا على شيء، يؤنّب شخصًا على شيء |
azarlamak, paylamak, fırça çekmek, fırçalamakFrom the English "chastise" f.,f.,f. | | يؤنب شخصًا على شيء، يوبخ شخصًا على شيء |
azarlamak, paylamak, fırça atmak, fırça çekmekFrom the English "lecture" geçişli f.,geçişli f.,f. | | يعظ |
| | استمرت والدة لورا تعظها عشرين دقيقة دون توقف. |
azarlamak, paylamak, fırçalamak, fırça atmak, fırça çekmekFrom the English "blister" geçişli f.,geçişli f.,f. | | يؤنب |
| | أنّبت كارولين ابنتها على سلوكها غير اللائق. |
| Ek Çeviriler |
azarlamak, paylamak, fırçalamak, fırça çekmek, fırça atmakFrom the English "carpet" geçişli f.,geçişli f.,f. | | يوبخ، يؤنب |
azarlamak, tekdir etmek, paylamakFrom the English "discipline" geçişli f.,geçişli f.,geçişli f. | | يؤنب شخصًا |
| | | يعاقب شخصًا، يقاصص شخصًا |
azarlamak, tekdir etmek, paylamakFrom the English "discipline" geçişli f.,geçişli f.,geçişli f. | | يؤنب شخصًا على شيء |
zılgıt atmak, paylamak, azarlamak, haşlamakFrom the English "have a go at" f.,f.,f. | (argo) | ينتقد شخصًا، يوبّخ شخصًا، يؤنّب شخصًا |
azarlamak, paylamak, haşlamak, zılgıt atmak, fırçalamakFrom the English "scold" geçişli f.,geçişli f. | | يوبّخ شخصًا، يؤنّب شخصًا |
| | وبَّخت بيث آيمي لأنها خرجت ومشت تحت المطر بدون معطف. |
azarlamak, paylamak, fırça atmak, haşlamakFrom the English "berate" geçişli f.,geçişli f. | | يوبّخ شخصًا، يصرخ على شخص |
| | لا يكفّ والدا "بيتر" عن توبيخه لأنه لا يبذل جهدًا أكبر ليجد وظيفة. |
azarlamak, paylamak, fırçalamak, fırça çekmek, fırça atmakFrom the English "reprimand" geçişli f.,f. | | يؤنّب، يوبّخ، يلقى توبيخًا |
azarlamak, paylamakFrom the English "admonish" geçişli f. | | يعاتب شخصًا، يلوم شخصًا |
azarlamak, paylamak, sövmekFrom the English "revile" geçişli f.,geçişli f. | | يسبّ شخصًا، يشتم شخصًا |
azarlamak, paylamak, fırça atmak, fırça çekmek, fırçalamakFrom the English "lambast" geçişli f.,f. | (كلاميًّا) | يتهجّم على شخص |
azarlamak, paylamak, haşlamak, fırçalamak, cezalandırmakFrom the English "castigate" geçişli f.,geçişli f.,geçişli f. | | يُوبِّخ شخصًا، يكلّم شخصًا بغضب |
fırçalamak, fırça atmak, fırça çekmek, azarlamak, paylamakFrom the English "chew out" f.,f. | (argo) | يوبّخ شخصًا |
azarlamak, paylamak, fırçalamak, fırça atmak, fırça çekmekFrom the English "call down" f.,f. | | يوبخ، يؤنب |
azarlamak, paylamak, çıkışmak, sitem etmekFrom the English "rebuke" f.,f. | | يوبّخ شخصًا على شيء، ينتهر شخصًا على شيء |
| | وبّخت العجوزةُ الشابَّ لأنه تجاوز الآخرين في الطابور. |
azarlamak, paylamak, haşlamak, fırçalamakFrom the English "give a hard time" f.,f. | | يوبّخ شخصًا على شيء، يُسمع شخصًا كلامًا قاسيًا بسبب شيء |
aniden çıkışmak, azarlamak, paylamakFrom the English "lash out" f.,f. | | يتهجّم على شخص بكلامه |
azarlamak, paylamakFrom the English "chastise" geçişli f. | | يؤنب، يوبخ |
azarlamak, paylamak, fırçalamak, fırça atmak, fırça çekmekFrom the English "dress down" f.,f. | | يوبّخ شخصًا |
azarlamak, paylamakFrom the English "read out" f. | | يعاقب شخصًا |
ağır eleştirmek, azarlamak, paylamakFrom the English "scorch" f.,f. | | ينتقد شخصًا، يوبّخ شخصًا |
azarlamak, paylamak, fırçalamak, fırça atmak, fırça çekmekFrom the English "dress down" f.,f. | | يوبّخ شخصًا على شيء، يؤنّب شخصًا على شيء، يعزّر |
azarlamak, paylamak, fırçalamak, fırça atmak, fırça çekmekFrom the English "dress down" f.,f. | (gayri resmi) | يوبّخ شخصًا لشيء، يؤنّب شخصًا لشيء، يعزّر |
| | وبّخني مديري لتصرّفي بفظاظة مع الزبون. |
fırça atmak, fırça çekmek, azarlamak, paylamakFrom the English "lecture" f.,geçişli f.,geçişli f. | (gündelik dil) | يعظ شخصًا بشأن شيء |
| | أخذت ديانا تعظ ابنها بشأن التأخر في العودة إلى البيت. |
|
|