Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir.
WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:
Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir.
| Temel Çeviriler |
kodes, hapishane, cezaeviFrom the English "slammer" i.,i.,i. | | سجن |
kodes, hapishane, cazaeviFrom the English "poky" i.,i. | (argo) | سجن |
| Ek Çeviriler |
kodes, hapishane, cezaeviFrom the English "clink" i.,i. | (argo) | سجن |
| ملاحظة: قد تجد أقرب مرادف للتعبير الإنجليزي بالعامية نظرًا لاختلاف الأسلوب بين الفصحى والعامية |
kodes, hapishane, cezaeviFrom the English "jug" i.,i. | (argo) | سجن |
kodes, hapishaneFrom the English "can" i. | | السجن، الحبس |
| ملاحظة: قد تجد أقرب مرادف للتعبير الإنجليزي بالعامية نظرًا لاختلاف الأسلوب بين الفصحى والعامية |
kodes, hapishane, cezaeviFrom the English "pen" i. | (mecazlı) | سجن |
| ملاحظة: قد تجد أقرب مرادف للتعبير الإنجليزي بالعامية نظرًا لاختلاف الأسلوب بين الفصحى والعامية |
| | أدخل أخي إلى السجن لمدة 12 عامًا. |
kodes, hapishaneFrom the English "nick" i. | | سجن |
cezaevi, hapishane, kodesFrom the English "gaol" i.,i.,i. | | سِجن |
hapishane, cezaevi, tutukevi, mahpushane, kodesFrom the English "jail" i.,i. | | حبس |
| | (في بعض المناطق) | نظارة |
| | ألقي القبض على كايل بتهمة السكر في مكان عام وقضى الليلة في الحبس. |
hapishane, kodes, cezaeviFrom the English "joint" i. | | سجن |
hapishane, cezaevi, kodesFrom the English "cooler" i.,i. | | سجن |
| | دخل السجن مجددًا في قضية مخدرات. |