|
|
Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir. WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026: Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir. | Temel Çeviriler |
| inişFrom the English "dip" i. | (yol) | منخفض من الأرض |
| | | أرض منخفضة |
| | كان هناك منخفض من الأرض تتجمع فيه المياه بين الحقلين. |
| Ek Çeviriler |
| inişFrom the English "drop" i. | (tepeden) | منحدر |
düşüş, azalma, inişFrom the English "fall" i.,i.,i. | (fiyat, vb.) | هبوط |
| | سيؤدي هبوط الأسعار إلى خفض الأرباح. |
(aşağıya) inme, inişFrom the English "descent" i. | | هبوط |
| | | نزول |
| | أخذت كاثرين تتفرج من المطار على هبوط الطائرة على المدرج. |
| | ⓘBu cümle, İngilizce cümlenin çevirisi değildir. تعثَّر متسلِّق الجبال خلال النزول. |
düşüş, inişFrom the English "drop" i. | | هبوط، انخفاض |
| | Hisse senedinin değerindeki düşüş analistleri şaşırttı. |
| | فوجئ المحللون بانخفاض قيمة السهم. |
WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026: Bileşik Şekiller:
|
indirmek, iniş yapmakFrom the English "glide" f.,f. | (motorları çalışmayan uçağı) (يهبط بدون محركات) | ينزلق |
| (uçak) inişFrom the English "landing" i. | (طائرة) | هبوط |
| | حامت الطائرة مرة فوق المطار قبل أن تقترب للهبوط فيه. |
rögar kapağı, menhol, yeraltına iniş deliği, giriş deliği, lağım kapağıFrom the English "manhole" i.,i.,i. | | فتحة صيانة |
| (uçak) iniş takımıFrom the English "landing gear" i. | | عجلات الهبوط |
| yumuşak inişFrom the English "soft landing" i. | | هبوط سلس، هبوط هادئ، هبوط ناعم |
| halatla tepeden aşağıya inişFrom the English "zip-line" i. | | حبل انزلاقيّ، "زيبلاين" |
| iniş çıkışlarFrom the English "ups and downs" çoğ. i. | | تقلبات |
inmek, yere inmek, iniş yapmakFrom the English "touch down" f.,f. | (uçak) | يهبط، يحطّ |
(fiyat, vb.) dalgalanma, iniş çıkışFrom the English "fluctuation" i. | | تقلُّب |
dalgalanma, iniş çıkış, değişme, değişimFrom the English "variation" i.,i. | | اختلاف، تفاوت، تغير |
| (uçak) iniş takımıFrom the English "undercarriage" i. | (في طائرة) | عجلات الهبوط |
| iniş çıkışFrom the English "ebb and flow" i. | (mecazlı) | تقلبات |
| iniş çıkışFrom the English "roller coaster" i. | (mecazlı) | تقلّبات |
| iniş çıkışFrom the English "seesaw" i. | | شيء متأرجح |
| | كان حبيبي الأخير متقلب المزاج للغاية، ما جعل علاقتنا العاطفية متأرجحة. |
pist, iniş yeriFrom the English "strip" i. | | مدْرج هبوط |
| | Uçağı piste indir. |
| | أنزل الطائرة على مدرج الهبوط. |
| ani ve hızlı inişFrom the English "swoop" i. | | انقضاض، حركة انقضاضيّة |
| | أمسك الصقرُ السمكةَ بحركة انقضاضية سريعة. |
(uçak, uzay aracı) iniş, yere inişFrom the English "touch down" i. | | هبوط، لمس الأرض |
(cimnastik) iniş, yere inişFrom the English "dismount" i. | | هبوط |
| iple inişFrom the English "abseil" i. | | هابط بالحبل |
| iniş almakFrom the English "dip" geçişsiz f. | (yol) | ينحدر |
| | مع دخول الوادي تأخذ الطريق بالانحدار. |
yere inmek, iniş yapmakFrom the English "land" geçişsiz f. | (uçak) | يهبط |
| | هبطت الطائرة بشكل آمن. |
iniş borusu, yağmur borusuFrom the English "leader" i.,i. | | مزراب، ميزاب |
| (kayak sporu) inişFrom the English "descent" i. | | نزول |
suya mecburi iniş yapmak, denize indirmekFrom the English "ditch" geçişsiz f.,geçişsiz f. | (uçak) | يهبط على الماء، يحطّ على الماء |
| tekerleksiz iniş yapmakFrom the English "pancake" geçişsiz f. | (uçak) | يهبط بدون عجلات |
(uçak) suya zorunlu iniş yapmak, uçağı suya indirmek, (uçak) mecburi iniş yapmakFrom the English "ditch" f.,f. | | يهبط بشيء على الماء، يحطّ بشيء على الماء |
| tekerleksiz iniş yaptırmakFrom the English "pancake" geçişli f. | | يهبط بالشيء هبوطًا مسطحًا، يهبط بالشيء بلا عجلات |
|
|