Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir.
WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:
Bu sözlük İngilizce=>Türkçe ve İngilizce=>Arapça sözlüklerinin birleştirilmesinden oluşturulmuş sanal bir sözlüktür. Sonuçların kalitesi diğer WordReference sözlükleri kadar yüksek olmayabilir.
| Temel Çeviriler |
gıcırtı, kulak tırmalayıcı sesFrom the English "rasp" i.,i. | (في الصوت) | خشونة |
| gıcırtıFrom the English "creaking" i. | | صرير |
| gıcırtıFrom the English "squeaking" i. | (باب...) | صرير |
| gıcırtıFrom the English "squeak" i. | (kapı, ayakkabı, vb.) | صرير |
| | سمعنا صرير حذاء مدير المدرسة وهو يمر قرب صفنا. |
| gıcırtıFrom the English "chatter" i. | (أسنان) | اصطكاك |
| | كانت "لو" تشعر ببرد شديد حتى إني سمعت اصطكاك أسنانها. |
| Ek Çeviriler |
| gıcırtıFrom the English "groan" i. | | صرير، صريف |
gıcırtı, zangırtıFrom the English "jar" i.,i. | (kapı, vb.) | صرير |
gıcırtı, gacırtıFrom the English "creak" i. | | صرير |
| | الصرير الحادّ أجفل الهرّة. |
gıcırdama, gıcırtı, gıcırtı sesiFrom the English "squeak" i. | (من إنسان أو حيوان) | صوت حادّ |
| | لم تسمع ماري دايفيد وهو يتسلل خلفها، فأطلقت صوتًا حادًّا عندما شعرت فجأة بيد على كتفها. |
birbirine vuran diş sesi, gıcırtıFrom the English "chattering" i.,i. | (أسنان) | صوت اصطكاك |
sürtme sesi, gıcırtıFrom the English "scrape" i.,i. | (بفعل الجرّ) | صوت احتكاك |
| | فوجئت كارين بصوت احتكاك كرسيها على بلاط الأرضية. |
WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026: