WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:

Temel Çeviriler
TürkçeArapça
akılFrom the English "brain" i.عقل
 استخدم عقلك لتجد حلًّا!
akılFrom the English "mind" i. (akıl/ruh sağlığı)عقل
 لا بد أنه فقد عقله!
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
TürkçeArapça
akılFrom the English "head" i. (mecazlı)عقل
akıl,
zihin,
beyin,
zekâ
From the English "mind"
i.
عقل
 Gözlerimizin göremediği şeyleri zihnimizle algılayabiliriz.
 يمكن للعقل إدراك ما لا تراه العين.
akıl,
zihin,
psişe
From the English "psyche"
i.,i.
عقليّة، ذهنيّة
akıl,
zihin,
şuur
From the English "mind"
i.,i.
فكر
zihin,
akıl,
zeka
From the English "nous"
i.,i.,i.
عقل
kafa,
akıl
From the English "skull"
i.,i.
جمجمة، رأس
 لا أريد فعل ذلك. ألا تستوعب جمجمتك الغليظة هذا؟
mantık,
akıl
From the English "sense"
i.
منطق
 Aklımı kullanıp, yağmur başlamadan önce eve gittim.
 فكّر بمنطق حين قرر العودة إلى البيت قبل هطول المطر.
zekâ,
akıl
From the English "intellect"
i.
ذكاء متوقد

WordReference Türkçe-Arapça Virtual Dictionary © 2026:

Bileşik Şekiller:
TürkçeArapça
muhameke,
akıl yürütme,
düşünme
From the English "argumentation"
i.,i.
مناقشة، مرافعة
deli,
akıl hastası,
manyak
From the English "wacko"
i.,i.,i.
شخص مجنون، شخص معتوه
delilik,
akıl hastalığı
From the English "derangement"
i.,i.
جنون
becermek,
başarmak,
yolunu bulmak,
akıl etmek
From the English "contrive to do sth"
geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.,geçişli f.
يتمكّن من فعل شيء
anlaşılmaz,
akıl ermez,
belirsiz,
muğlak
From the English "impenetrable"
s.,s.,s.
غامض، لا سبيل لفهمه
öğütçü,
akıl hocası
From the English "advisor"
i.,i.
مستشار، ناصح، مشير، مرشد
 إياغو في مسرحية شكسبير هو المستشار الذي حاز ثقة عطيل، غير أنه تآمر للقضاء عليه.
deliler,
akıl hastaları
From the English "insane"
çoğ. i.,çoğ. i.
المجانين
 يبدو له أحيانًا أن المجانين استولوا على العالم.
akli dengesi bozuk,
ruhen dengesiz,
akıl hastası,
kafadan kontak,
üşütük,
kafayı üşütmüş
From the English "disturbed"
s.,s.
مضطرب
 هؤلاء المرضى المضطربون بحاجة إلى مساعدة من متخصص.
akıl hastası,
deli
From the English "insane"
s.
يفقد عقله، يُجنّ، يصاب بالجنون
  مجنون
ملاحظة: يستخدم تعبير مختلف عن مرادف الكلمة للتركيب الموجود في الجملة.
 فقدت كارا عقلها بعد المحنة التي مرت بها وتم إخضاعها للعلاج في مصح لأكثر من سنة.
anlamsız,
saçma,
mantıksız,
mantığa sığmayan,
inanılmaz,
akıl almaz
From the English "preposterous"
s.,s.,s.
منافٍ للعقل، منافٍ للمنطق، مُحال، لا يُعقل
 مُحال أن أكون مسؤولاً عن هذا.
anlaşılmaz,
anlaşılması mümkün olmayan,
anlaşılamayan,
akıl ermez,
akıl almaz
From the English "incomprehensible"
s.,s.
لا يمكن فهمه، لا يمكن استيعابه
psikolojik rahatsızlığı olan,
akıl hastası
From the English "mentally ill"
s.,s.
مضطرب عقليًّا
zihinsel olarak,
zihnen,
aklen,
akıl ile,
zekâ ile,
anlayarak
From the English "intellectually"
z.,z.
عقليًّا، ذهنيًّا
şaşırtıcı bir biçimde,
akıl almaz derecede
From the English "unbelievably"
z.,z.
(mecazlı)بشكل لا يصدَّق
akıl hastalığı,
delilik
From the English "madness"
i.
جنون، حالة جنون
 بعد تلك التجربة الفظيعة، دخل والتر في حالة من الجنون لبعض الوقت، لكنه بدأ يتعافى منها بعد تلقيه العلاج المناسب.
akıl hastası kimseFrom the English "lunatic" i. (eskil)مختل، مجنون
rehber,
danışman,
yol gösterici,
akıl hocası
From the English "mentor"
i.,i.
مستشار، مرشد
 يتمّ اختيار مرشدين للطلاب كي يوجّهوهم في مهنهم.
akıl yürütme,
muhakeme,
uslamlama,
usa vurma
From the English "reasoning"
i.,i.
رأي، حجة
ruh sağlığı,
akıl sağlığı,
aklı yerinde olma,
aklıselimlik
From the English "sanity"
i.,i.
سلامة العقل، صحة عقلية
tımarhane,
akıl hastanesi
From the English "bedlam"
i.
(eskil) (تعبير أقلّ تهذيبًا)مستشفى المجانين
  (تعبير أكثر تهذيبًا)مستشفى الأمراض العقلية
psikiyatrist,
psikiyatri uzmanı,
akıl hastalıkları uzmanı,
ruh doktoru
From the English "psychiatrist"
i.,i.
طبيب نفساني، طبيب أمراض عقلية
akıl hastanesine yatırma/yatırılmaFrom the English "committal" i.إرسال إلى مصحّ عقليّ
delilik,
akıl hastalığı,
kaçıklık,
çılgınlık
From the English "lunacy"
i.
جنون، اختلال العقل
sonsuz hikmet/akıl/bilgelikFrom the English "infinite wisdom" i.حكمة لامتناهية
ruh sağlığı,
akıl sağlığı
From the English "mental health"
i.,i.
صحة عقلية
akıl hastanesi,
tımarhane
From the English "mental hospital"
i.,i.
مستشفى الأمراض العقلية
akıl hastalığı,
zihinsel hastalık
From the English "mental illness"
i.,i.
اضطراب عقلي، علّة نفسية
inanılmaz,
akıl almaz
From the English "incredible"
s.
لا يمكن تصديقه، لا يُصدَّق
 تساقُط الثلج في أواخر الربيع كان أمرًا لا يُصدَّق.
inanılmaz,
şaşırtıcı,
akıl almaz
From the English "unbelievable"
s.
لا يُصَدَّق، مذهل
 سأخبرك ما حدث معي في نهاية الأسبوع. كان الأمر لا يُصدَّق.
anlaşılmaz,
kavranılamaz,
akıl sır ermez
From the English "unfathomable"
s.
مُتعذّر فهمه، غامض
akıl hastalıklarıyla ilgili,
akıl hastalıkları
From the English "psychiatric"
s.
 (مرتبط بالأمراض النفسية)نفسيّ، نفسانيّ
(akıl) hasta/dengesizFrom the English "unsound" s. (عقليًّا)غير سليم، غير متّزن
akıl hastanesinde yatan kimseFrom the English "inmate" i.نزيل، مريض
 التقيا عندما كانا نزيلين في مستشفى للأمراض النفسية.
deli/akıl hastası/kaçık adamFrom the English "madman" i. (eskil)مجنون
akıl hastanesi,
tımarhane
From the English "sanitarium"
i.,i.
 (للحالات النفسية)مصحّ، مصحّة
 قضى المؤلف الشهير آخر سني حياته في مصحّ.
akıl hastanesine yatırma,
bakımevine yerleştirme
From the English "institutionalization"
i.,i.
إدخال في مصحة
akıl hastalıkları uzmanıFrom the English "alienist" i.طبيب الأمراض العقلية
akıl hastanesi,
tımarhane
From the English "snake pit"
i.
(mecazlı)مستشفى الأمراض العقلية
akıl hastanesine yatırmak,
bakımevine yerleştirmek
From the English "institutionalize"
geçişli f.,geçişli f.
يُدخل شخصًا إلى مصحّ، يُدخل شخصًا إلى مركز رعاية
akıl hastanesine göndermek,
tımarhaneye tıkmak
From the English "lock away"
f.,f.
 (في مصحّ)يضع شخصًا
deli,
akıl hastası
From the English "mad"
s.
مجنون
 كان مجنونًا ولزم إرساله إلى مستشفى الأمراض العقلية.
tescilli akıl hastası,
kanunen akıl hastası olduğuna hükmedilmiş
From the English "certified"
s.,s.
(kişi)مجنون
tımarhane,
akıl hastanesi
From the English "asylum"
i.
(modası geçmiş kullanım)مستشفى أمراض عقلية
 قضى سنوات عمره الأخيرة في مستشفى أمراض عقلية.
mantıklı düşünme/muhakeme,
akıl yürütme
From the English "logic"
i.,i.
منطق
akıl sağlığı,
muhakeme
From the English "sense"
i.,i.
عقل، رشد، صواب
 كان الرجل المسكين قد فقد صوابه.
akıl hastanesine yatırmakFrom the English "put away" f.يضع شخصًا في مصحّ
akıl sağlığı,
ruh sağlığı
From the English "reason"
i.
صواب، رشد
 فقد صوابه في سن الثلاثين، وتم إدخاله مستشفى للأمراض النفسية.
(akıl hastanesine) yatırılmışFrom the English "committed" s.موضوع في مصحّ
 وُضعت ماري في مصحّ بعد معاناتها نوبات من الفصام.
fikir yürütmek,
mantık yürütmek,
akıl yürütmek
From the English "reason"
f.,f.
يستنتج
 استنتج أنه سيحدث فيضان، بناءً على حدوث الأمطار في الماضي.
acayip,
garip,
tuhaf,
gerçek dışı,
akıl dışı
From the English "fantastic"
s.,s.
غريب
muhakeme,
akıl yürütme,
uslamlama,
düşünme
From the English "thought"
i.,i.
تفكير، منطق
düşünce tarzı,
akıl yürütme,
fikir yürütme
From the English "track"
i.,i.
(mecazlı)تسلسل أفكار
ruhi rahatsızlık,
akıl hastalığı
From the English "illness"
i.
مرض نفسي
akıl sağlığı,
ruh sağlığı,
aklıselimlik
From the English "grip"
i.,i.
صواب، رشد
akıl hastanesine yatırmakFrom the English "section" f. (birisini)يودع شخصًا في مصح عقلي
  يُسلم شخصًا إلى مصح عقلي
  • Go to Preferences page and choose from different actions for taps or mouse clicks.
"akıl" için Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | Portekizce | İtalyanca | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Polonyaca | Romence | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | İngilizce

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.
WordReference.com
WORD OF THE DAY
GET THE DAILY EMAIL!