WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:
Temel Çeviriler |
fantastic adj | informal (especially good) (remi olmayan dil) | harika, mükemmel, şahane, fevkalade s. |
| Tomorrow night's gala promises to be a fantastic night. |
| Yarın akşamki davet mükemmel geçeceğe benziyor. |
fantastic adj | (fanciful) | hayali, fantastik, masal gibi s. |
| He told a fantastic tale of knights and jousting. |
| Şövalyeler ve mızrak dövüşleri ile ilgili hayali bir hikâye anlattı. |
Ek Çeviriler |
fantastic adj | (grotesque) | acayip, garip, tuhaf s. |
| | gerçek dışı, akıl dışı s. |
| He suffered from wild, fantastic nightmares. |
fantastic adj | (imaginary) | hayali, düşsel s. |
| | hayal ürünü, düş ürünü s. |
| | fantastik s. |
| The unicorn is probably the most famous fantastic animal. |
fantastic adj | (exorbitant) (fiyat, vb.) | çok yüksek, fahiş s. |
| (argo) | kazık s. |
| Your price is too fantastic, and I cannot pay it. |