WordReference English-Turkish Dictionary © 2026:
| Temel Çeviriler |
| pity n | (sad fact) | acınacak şey, acı gerçek i. |
| | | yazık, ne yazık, çok yazık ünl. |
| | It is a pity that you missed the bus and had to walk. |
| | ⓘBu cümle, İngilizce cümlenin çevirisi değildir. Dünyayı getirdiğimiz bu durum acınacak şey doğrusu. |
| | Yazık, demek otobüsünü kaçırdın ve yürümek zorunda kaldın. |
| pity [sb]⇒ vtr | (feel compassion for) (birisine) | acımak geçişli f. |
| | I pity those who are young when their parents die. |
| | Henüz gençken anne ve babasını kaybedenlere çok acıyorum. |
| Ek Çeviriler |
| pity n | (compassion) | acıma hissi, acıma i. |
| | | merhamet i. |
| | | şefkat i. |
| | I feel pity when I see a hungry child. |
| pity⇒ vi | (feel compassion) | acımak f. |
| | | merhamet etmek f. |
| | Whether you choose to pity or condemn, consider the result. |
WordReference English-Turkish Dictionary © 2026: